Ah Muhsin Ünlü. Mahlassız hali ile: Onur Ünlü. Leyla ile Mecnun dizisinin yönetmeni. Bir zamanlar ses getiren sonra “Bize göre bir iş değil.” denilerek rafa kaldırılan Leyla the band grubunun davulcusu. Ah Muhsin Ünlü adı ile çıkarılan gidiyorum bu* şiir kitabının yazarı.

Şiir alanında tek bir eseri ve garip bir şair kişiliği var Ah Muhsin Ünlü’nün.

Kısa şiir macerası şöyle özetleniyor: “22 Haziran 1993 günü akşamı, saat altıya çeyrek kala başladığı şiir çalışmalarına, 4 Eylül 1998 sabahı on biri yirmi geçe son verdi. Kendisi tekrar şiire başlamak için uygun koşulların oluşmasını ummak istiyor.”

Kitabı okumaya başladıktan sonra özgünlük dikkati çeken ilk konu, evet. Peki her özgünlük iyidir diyebilir miyiz? Bana dozu fazla kaçmış bir özgünlük geldi. Çünkü eserde  öyle bir üslup var ki, “Bu şiir mi?” diye sorgulattı bana. Şiirde özgünlük diyerek de olayın şiirden çok düzyazıya dönmesi, kitabı anlamaya çalışırken neredeyse her dizede “Ne demeye çalışmış?” diye sorgulamak yordu beni. Bence okuyucu da daha yalın eserler ister, eserde kendinde bir şeyler bulmak ister.

Kendisi ise şiiri hakkında şunları söylüyor:

“Ben şiir yazarken dergilerde şiir yazan adamlar vardı. Benimle aynı zamanda şiir yazıyordu birileri. Şöyle düşünüyordum: burada bir tuhaflık var. Ya ben yanlış bir şey yapıyorum ya da… Yazılan şiir açıcı, Türk şiirini kımıldatıcı değil. Ama hayır, ben hata yapmıyordum, mümkün olduğunca şiddetli bir şiir yazıyordum. Prensibim buydu. Kuvvetli bir şiir yazmaya çalışıyordum ve şiirimin ne durumda olduğunun da farkındaydım.”

Ah Muhsin ünlünün yaptığı tam tercüme edecekken, tercüme edilmek zorunda kalmak olmuş. Aslında şiirlerindeki his, duygu yoğunluğu okuyucuya bir şekilde geçiyor… Fakat neden sözcükleri sakinleştirerek daha yoğun geçmesin ki?

Neymiş yahu bu kadar garip olan derseniz şuraya birkaç alıntı bırakalım.

“Daha küçük bir prensken
annemle prenses anlatırdık.
ben denize bakardım, annem ağlıyor
babam cephede düşman, düşmemiş
bir şövalye geziniyor atı var kır
annemin içinde kadınlar ağlar
duvarlar varlar.”

“Seviyorum çölde çana gerek yok, mersi.
Zift çözülmüş baba derim sıyrılıyor bu taşra
Çok aşık bir polis geçse, vakit daralsa
Ağlamayın kediler
Zina
Sîna
Si.”

Çoğu şiirleri böyle, zor şiirler. Hatta bundan daha garip şiirleri de var. Fakat belirtmeden geçemeyeceğim ki Resulullahla Benim Aramdaki Farklar şiiri çok güzeldir…

Onu anlamak zor… Kimileri “Sadece film yapsın.” diyor kimileri ise “Yeniden şiir hayatına dönsün” diyor. Bana göreyse her şeye rağmen Ah Muhsin Ünlü bir yerlerden yırtıyor ve orta kıvamlı diyebileceğimiz bir eser çıkarıyor ortaya. Şu günlerde yeni bir kitap projesini hayata geçirmiş. Kız çocuğu adında bir roman. Orada dili nasıldır, neler demiştir merak ediyorum. Yazın hayatını daha iyi anlamak açısından alıp okuyacağım açıkçası.

Bence srbest nazımın dibini sıyıran modern bir şair Ah Muhsin Ünlü!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here