Antoni Gaudí (Antoni Plàcid Guillem Gaudí i Cornet), İspanya’da Art Nouveau akımının öncüsü olan ve Barselona’nın en ünlü mimari eserlerini yaratan ünlü Katalan mimardır. 25 Haziran 1852’de Katalonya’nın Reus kentinde bir bakır ustasının oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1878’de mimari eğitimini Barselona’da tamamlamış ve bu dönemde kent, tüm sanatsal etkinliklerinin merkezi olduğu için Gaudí’nin kişiliğinin gelişiminde de büyük yer tutmuştur. Gaudí, Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc ve “Süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in fikirlerinden etkilenmiştir. Zamanla 19. yüzyılın baskın tarihi stillerinin ötesine geçerek, kendi sınıflandırılması güç estetiğini yaratmıştır.

İlk önemli eseri, Vicens ailesi için 1883-1888 yıllarında hayata geçirdiği Barselona’daki Casa Vicens adlı yazlık evdir. Daha sonra Eusebi Güell adlı sanayici ile güçlü ilişkiler kurarak bu aile için yaptığı eserlerle Barselona’da bilinen ünlü mimarlar arasına girmiştir. Bu eserler; Güell Pavilyonu, Güell Sarayı, Güell Mahzeni, Colonia Güell Türbesi ve Güell Parkı’dır. Güell Parkı’nın yapımı 14 yıl sürmüştür ve aslında Gaudí tarafından yarım bırakılan bir başka eseridir.

Güell Parkı, Antoni Gaudí

Gaudí’nin bir başka ünlü eseri ise dalgalı hatlarıyla insanları büyüleyen Casa Mila‘dır. Yapılarının en ilginçleri arasında ilk sıralarda yer alan Casa Mila 8 katlı bir apartman olup modernize stili ile yapılmıştır. La Pedrera (Taş Ocağı) ismiyle de tanınan yapı 1900’lü yılların başında şehrin varlıklı isimlerinden Pere Mila ve ailesi için yapılmıştır. Gaudí’nin  çalışmalarını gözlemleyebileceğiniz, çizimlerinin, taslaklarının ve planlarının sergilendiği Gaudi Müzesi, yapının 270 tuğla kemerle süslenen çatı katında yer alımaktadır.

Casa Mila, Antoni Gaudí

Gaudí’ye ait en ünlü eser ise yapımı halen sürmekte olan La Sagrada Familia Bazilikası‘dır. Gaudí, 1882’de Francesc de Paula Villar y Lozano tarafından yapımına başlanan bu kiliseyi tamamlama işini 1883’te üzerine almıştır. Başlangıçta halktan toplanan bağışlar ve Gaudí’nin diğer bütün eserlerinden elde ettiği geliri buraya yatırmasıyla finansmanı sağlanan, sonradan da her yıl sayısı 4 milyona yaklaşan turistlerin ödediği giriş ücretleri ile yapımı hala devam eden kilise 10.000 kişi kapasitelidir. Bazilikanın en önemli özelliği ise Gaudí’nin dini motifleri doğadan aldığı ilhamla birleştirerek eşi benzeri bulunmayan, adeta Grimm masallarından çıkmış bir kilise gibi görünüyor oluşudur.

La Sagrada Familia, Antoni Gaudí

Gaudí gittikçe daha fazla zamanını bu kiliseye harcadığı için 1908’de başka proje almayı bırakmış ve ölümüne kadar sadece La Sagrada Familia ile uğraşmıştır. Gaudí, tüm mimari bilgisini karmaşık semboller sistemi ve inancın gizemlerine ilişkin görsel açıklamalarla birleştirerek bir 20. yüzyıl katedrali yaratmayı arzuluyordu. Sadece tüm enerjisini esere ayırmakla kalmadı, stüdyosunu da inşaata taşıdı. 7 Haziran 1926’da, 73 yaşında bir trafik kazası sonucu projesini tamamlayamadan bu dünuadan ayrılmış, başyapıtı olan La Sagrada Familia’da yatmaktadır. Gaudí’nin eserlerinin sekiz tanesi UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde yer alır. Park Güell, Palau Güell ve Casa Milà 1984’te, La Sagrada Familia’nın “İsa’nın Doğuşu” cephesi ile yeraltı türbesiCasa VicensCasa Battlo ve Colonia Güell Türbesi 2005’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here