Yazmak bir hastalığı hastalık olmaktan çıkarıp avantaj haline getirebilir mi? Cevabı bu yazımda alacaksınız! Öncelikle hastalığı tanıyalım.

Büyük – küçük herkes hayal kurar. Kimi zaman gerçekçi, kimi zaman olağanüstüdür bu hayaller. Fakat hepsinin ortak özelliği bizi mutlu etmeleridir. Peki ya bir hastalık haline gelirse? Gerçek dünyadan koparak sırf hayal kurmak uğruna, ailemizi, arkadaşlarımızı, sorumluluklarımızı bir kenara atacak hale gelirsek? İşte o zaman yanlış bir şeyler var demektir… Size bu yanlışlığın bir adını vereceğim. Maladaptive Daydreaming. Türkçeye hayal kurma bozukluğu, aşırı hayal kurma, hayallerin kontrolden çıkması gibi çevrilebilir.

Peki, Nedir Bu Maladaptive? Nasıl Anlaşılır?

Üstte kısaca bahsettim, ama sadece bu kadarıyla anlamak zor. Peki, başka belirtileri var mı derseniz saymakla bitmez… Fakat en belirgin özelliklerini yazayım isterseniz.

İlk olarak: Hayal kurmak saatlerce sürüyor. Sadece bir kereye mahsus değil hem de! Her gün. Fırsat bulunan her an. Kişi özgür ve rahat hayal kurabilmek adına saatlerce yalnız kalmayı bile tercih edebiliyor. Peki, neden mi yalnız kalmak istiyor? İşte ikinci madde:

Hayal kurarken istemsizce kalkıp yürüyor musunuz? Jest ve mimikler kullanarak kendi kendinize konuşuyor musunuz? Hayallerdeki rolünüze fazla kapılıp ağlıyor yahut gülüyor musunuz? O zaman geçmiş olsun… Siz de bir maladaptive mağdurusunuz demektir. Maladaptive yaşayan kişiler kurduğu hayalleri adeta bir sahnedeymişçesine oynarlar. Bazı kişilerin anlatımlarında, sırf hayalinde yere düştüğü için yere düşmüş gibi yapanlar, kavga edilen bir hayalde havaya yumruk savuranları bile okudum… İşte maladaptive bu kadar ciddi…

Maladaptive Daydreaming daha yeni yeni psikoloji dünyasına giren bir hastalık. Hatta bazı psikologlar bunu henüz psikolojik bir hastalık olarak kabul etmiyor.

Belki sizin kafanızda şu soruyu oluşturmuşumdur bu yazıyla: “Ne mala bilmem nesi ya bildiğimiz şizofreni bu?” Hayır, değil. Maladaptive ve şizofreni arasındaki en büyük ve en keskin fark, kişinin yaptıklarının bir hayal olduğunu kabul etmesi, bunun farkında olmasıdır. Yani Maladaptive’den muzdarip kişiler hayal kurduklarını bilirler, gerçek ile hayali ayırt edebilirler. Bilirler bilmesine de, bağımlılık derecesinde olan bu davranışı bırakamazlar. Saatlerce, tüm sorumluluklarını ve sosyal ilişkilerini bir kenara bırakarak hayal kurmak isterler. Kurmadıkları zamanlar ise kafaları orada kalır ve mutsuz olurlar. Bu durum dikkat dağınıklığını da neden olur… En kötüsü ise hayal kurarken geleceğe yönelik yapılan kariyer planları başrol olduğunda, orada elde ettiği başarılar bir tatminlik hissine yol açıyor ve bu gerçek hayatta çalışmaya karşı olan isteği büyük ölçüde azaltıyor. E, azalan çabalama isteği de “Ya biraz daha hayal kurayım ben, sonra çalışırım” düşüncesini açığa çıkarıp, deyim yerindeyse bu hastalığı bir kısır döngüye sokuyor.

Bir Tedavisi Var Mı?

Dediğimiz gibi bu hastalık daha yeni keşfedildi ve bu birçok kişinin –hatta psikologların bile- bu durumdan pek haberleri olmadığını söyleyebiliriz… Benim konuştuğum birçok kişi aldığı psikolojik destekten pek verimli bir sonuç alamadığını söylüyor. Ama bu demek olmuyor ki işe yaramıyor. Faydası olduğunu söyleyen kişilerde hiç az değil! Psikolojik destek almaktan çekinmeyin! Unutmayın psikolojik hastalıklar utanılacak şeyler değildir. Önemli olan sizin hayatınız ve yaşamınız, birkaç insanın kafasına estiği için söylediği boş laflar değil.

Bu Hastalığı Tek Başınıza Kontrol Altına Almanızda Mümkün!

Öncelikle hayal kurmanızı tetikleyen şeylerden uzak durmalısınız.

Bu hastalığı yaşayan birçok kişi hayallerini müzik eşliğinde kuruyor. Bu yüzden müzik dinlemeyi azaltmanız büyük önem taşıyor. Hayal gücünüze yeni katkılarda bulunacak film ve kitapları da önemli ölçüde azaltmalısınız. En azından hayallerinizi kontrol altına alana kadar bunları yapmayı deneyin…

İrade ise en önemlisi. Kendinizi frenlemelisiniz. Sorumluluklarınızı bir kenara bırakmamak için hayal kurma saatlerinizi azaltmalısınız. Bunun içinde elinizden geldiğince yalnız kalmayın. Yalnız kaldığınız zaman ise pratik fikirler arayın.

Sorumluluğunuzun olmadığı günlerde ise kendinize yeni bir uğraş bulun. Yeter ki hayal kurmayı azaltın. “Aman bugün işim yok, doya doya hayal kurayım bari” demeyin. Çünkü tam kontrol altına almışken her şeyi sıfırlamanız kaçınılmaz olur… Unutmayın ki alışkanlıkları kontrol altına almak zordur. Bunun için bütün iradenizi kullanmalısınız ve sadece işleriniz olduğu zaman değil bütün zamanlarınızda saatlerce hayal kurmaya bir son vermelisiniz.

Gelelim bu yazının asıl amacına… Maladaptive’den bahsederken hep “hastalık” ve “muzdarip olma” kelimelerini kullandım fark ettiyseniz. Fakat kontrol sizdeyse eğer, bu sizi bizden bir adım öne taşıyor demektir. Çünkü birçok kişiden daha yoğun bir hayal gücüne sahipsiniz. Saatlerce bir senaryo gibi kurduğunuz o hayalleri kullanma vakti değil mi sizce de? Öyleyse bunu bir avantaj haline getirin ve yazın! Yazmak hayallerinizi azaltmanıza ne kadar yardımcı olur bilemiyorum ama size büyük başarılar getirmesi kaçınılmaz… Gün içinde kafanızda kurduğunuz o hayalleri yazıya dökmek sizi başta zorlayabilir. Mesela daha fazla hayal kurmak isteyebilirsiniz ama bunu sakın yapmayın. Kaş yaparken göz çıkarmak istemeyiz… Bunun içinde yazı yazma saatlerinizi ayarlayın, bir düzen içinde yazın; belirli zaman aralıklarında, mümkün olduğunca yalnız kalmamaya çalışarak… Bu hastalığı araştırırken iletişim kurduğum birçok insan oldu ve çoğu hastalığını kontrol altına almayı başarmış, avantajlı kişilerdi. Hayallerini dinlerken fazlasıyla keyif aldım.

Maladaptive Daydreaming’in hastalık mı yoksa avantaj mı olduğu tamamen sizin elinizde. Öyleyse hepinize bol şans!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here