Kaan Tangöze’nin hayatının başrolü diyebileceğimiz, hiçbir zaman unutamadığı, unutamayacağı bir kadın ve artık onunla özdeşleşen bir şarkı vardır: Ahu ve Bal.  Bugün sizler için birçok kez dinlense de etkisini kaybetmeyen, bu az bilinen hüzünlü şarkının trajik hikayesini ele alacağız.

Daha ortada meşhur bir Duman grubu bile yokken, Kaan’ın müziğe yeni başladığı yıllarda, hayatında bir kadın vardı: Ahu Paşakay. Bu ikilinin arasındaki tutkunun doludizgin, çalkantılı, birbirini tüketen ama tüketirken de üreten büyük bir aşka yol açtığını o dönemde bilmeyen yokmuş. Mutlu oldukları zaman mutluluklarının peri masallarındaki gibi olduğu bilinen çiftin, kavga ettikleri zamanda kavgaları ve üzüntüleri de ikisini de depresyona sürükleyecek kadar şiddetliymiş. Yine de her şeye rağmen, Kaan’ın Amerika’da olduğu dönemde bile kıtaları aşacak kadar kuvvetliymiş bu aşk. Anlayacağınız sevgileri, sorunları önemsiz kılacak kadar büyükmüş. Ayrıca Kaan’da Ahu’nun sinirini geçirmenin de kolay bir yolunu bulmuş: Ahu’ya şarkılar yazmak. Böyle zamanlarda Kaan, Ahu’ya yeni şarkılar yazarak gönlünü alırmış. Aslında Kaan’ın o unutulmaz şarkılarından birçoğu bu vesile ile Ahu’ya yazılmış: Köprüaltı, Ah, Haberin Yok Ölüyorum, Kırmış Kalbini, Oje (daha niceleri) ve tabii ki Bal.

Duman grubu kurulduğunda ve ilk albümleri olan “Eski Köprünün Altında” çıktığı zaman Ahu ve Kaan’ın ilişkisi uzun bir süredir devam ediyormuş. Hatta Ahu, Köprüaltı klibinde bile oynamış. Ahu, Kaan’ın her sahnesini izlemeye mutlaka gelirmiş ama ikilinin çalkantılı hali o zamanlarda da devam ediyormuş. Bu durum Ahu’nun ailesinin boşanması ile daha da şiddetli bir hal almış. Annesi ve babasının boşanmasının ardından psikolojik çöküntü yaşayan Ahu, annesinin bir sevgilisi, babasının da metresi olduğunu öğrendikten sonra daha da yıkılmış. Hal böyle olunca da gitgide içine kapanmaya ve dünyadan soyutlanmaya başlamış. Ahu’nun durumunun vahimliğini daha iyi anlamanız için şu örneği verebiliriz: Normalde çok başarılı ve okuluna çok önem veren bir öğrenci olan Ahu, diplomasını bile almaya gitmemiş. Tüm bu durumun üzerine de Kaan ile yaşadıkları inişli çıkışlı ilişki, Ahu’nun ruh halinin sürekli değişmesine ve dengesizleşmesine sebep olmuş.

2002 yılında Duman grubu, ikinci albümleri olan “Belki Alışmam Lazım”ı çıkardıkları zaman, dönemin popüler mekanlarından olan Kemancı Bar’da, albümün tanıtım konserini yapmaya karar vermiş. İşte bu konserin sabahında Kaan ile Ahu, o meşhur kavgalarından birini etmiş. Akşama da konseri olan Kaan nasılsa Ahu’nun bu konsere geleceğini ve kendisine yazdığı şarkıları canlı dinlediğinde onu affedeceğini düşündüğünden, evden alelacele çıkmış. Öyle olunca da konserde Kaan’ın gözleri hep Ahu’yu aramış, orada bir yerde olduğunu düşündüğünden de, onun gönlünü almak için o güne kadar onun için yazdığı tüm şarkıları arka arkaya söylemiş.

Lakin Ahu orada değilmiş. Ahu, o gece intihar etmiş… Kaan’ın tam da “Bal” şarkısını söylediği sırada, kulise bu acı haber ulaşmış. Konser bittiğinde Kaan, sevgilisinin kulise gelmesini beklerken, grubun diğer üyelerinden bu acı haberi almıştır…

Bal, Kaan’ın sevdiği kadını kaybettiği şarkı olarak tarihe kazınmıştır. O günden sonra bu şarkı konserlerde sadece bir kez daha söylenmiştir. O konserde de ‘Bal’ diye ritim tutan seyircileri kıramayan Kaan, seyirciye arkasını dönerek gökyüzünü işaret etmiş ve son kez Bal şarkısını seslendirmiştir. Şarkının bitiminde ise ‘Haberin Yok Ölüyorum’ şarkısını ağlayarak söylemiş ve geriye hüzünlü bir aşk hikayesi, ithaf edilen onlarca şarkı ve Kaan’ın “Neredesin bal?” yakarışları kalmıştır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here