2007 yılında hem oyun dünyasında köklü değişikliklere yol açan, hem de yeni bir çağ başlatan Call of Duty 4: Modern Warfare çıkış yapmıştı. Oyun o kadar konuşuldu ki hem medyadan, hem de oyunculardan övgüler ile bahsediliyordu. Peki oyun gerçekten iyi miydi? Evet; sinematik deneyimi, atmosferi, akılda kalıcı karakterler ve keyifli bir oynanış ile çok keyifle oynadığım bir oyundu. Serinin 2. oyunu ve ilk oyun kadar iyi değildi belki, fakat yine de aksiyon dozajı yüksek sahneler ile aynı şekilde çok keyifli saatler geçirtiyordu.

Call of Duty’nin yeni nesil konsollara çıkan oyunları, medya ve oyuncular tarafından çok iyi karşılanmadı. İnsanlar Call of Duty’den ne bekliyordu ki? 6 saatlik çerezlik aksiyon oyunlarıdır bunlar. Evet, senaryo kısmında daha iyi şeyler bekleyebilirler, daha önce örneklerini görmedik değil; Modern Warfare serisi, World at War benim senaryo kısmını çokça beğendiğim oyunlar. Yani son çıkan Call of Duty oyunlarını Black Ops 3 hariç (gerçekten kötüydü) under-rated buluyorum.

Bu uzunca giriş kısmını yarıda kesmem lazım yoksa bu uzar gider, anlatır dururum. Geçtiğimiz haftalarda çıkış yapan asıl konumuz: Call of Duty: Modern Warfare olmuş mu yoksa bir hayal kırıklığı mı?

Tam istediğimi veremeyen fakat yine de güzel bir sinematik aksiyon deneyimi. Hikayesinden giriş yapalım: Yıl 2019. Urzikstan, 1999 yılından beri Rusların işgali altında olan Orta Doğu ülkesidir, fikir ayrılıklarından dolayı Urzikstan Kurtuluş Ordusu ve Al-Quatala adında iki tane örgüt bulunmaktadır. Al-Quatala koydukları hedef uğruna şehirlerde terör eylemlerinde bulunabiliyorlar ve genellikle öyle. Hikayemiz CIA ajanı Alex’in, Urzikstan’a Rusların başı Barkov’un Klorin Gazı konvoyunu ele geçirmek için gelmesiyle başlıyor. Birden bire önde olan takım bilinmeyen bir asker grubuyla başarısız hale geliyor ve tüm takımını kaybediyor. Ruslarla durumları iyice kızışmasının üstüne, 1 gün sonra Al-Quatala Örgütü Londra’da insanların çokça bulunduğu bir yerde terör saldırısı gerçekleştiriyor. Ve bu durumu durdurmak için CIA komutanı, SAS Yüzbaşısı John Price’ı görevlendiriyor. Bu durumla birlikte John Price Al-Quatala Örgütü’nün izini sürerken, Ajan Alex ise Urzikstan’da Kurtuluş Ordusu lideri Farah Karım ile beraber çalışmaya başlıyor. Özetle hikayemiz bu.

Oyunun benim için en büyük eksisi olay hikayesi ile karakter hikayesi arasında tutarsızlıklar yaşaması. Çünkü oyunda Farah ve kardeşi Hadir’in geçmişinden birçok sahne görüyoruz. Fakat oyunun olayı kesinlikle bu değil. Ve oyunun sonunun, Captain Price karakteri hariç, eski seri ile pek bir bağlantısı yok. Oyun fan servisi yapmayı çok iyi başarıyor. Oyunun oynanışı çok çeşitlilik sağlamıyor ama oynanış biraz daha yavaşlamış ve eklenti olarak siper mekaniği gelmiş. Ben açıkçası oyunun senaryosunu çok daha ağır olmasını beklemiştim yapımcının açıklamalarıyla. Ama Call of Duty işte… Bu oyunda en beğendiğim şeylerden birisi ise, gece operasyonları oldu. Özellikle Clean House bölümü atmosferi olsun, taktiksel özellikleri olsun çokça beğendiğim bir bölümdü. Atmosfer demişken oyunun yeni grafik motoru atmosfere çok büyük etki etmiş. Müziklerin çok iyi olduğu söylenemez fakat ortama uyumu bakımından başarılı.

Oyunun senaryo kısmı çokça tatmin etmese de gerçekten hoşuma gitti. Oyunun Multiplayer kısmından da bahsedip incelemeyi sonlandıralım. Açıkçası oyunun online kısmı betasından deneyimlerimle daha eğlenceli olmuş ve hala oynamaktayım. Battlefield serisinden bildiğimiz türde büyük haritalı maçlar ve Capture the Flag maçları, Counter Strike tarzı takımlı ve 2 VS 2, normal bildiğimiz Team Deathmatch modu bulunduruyor. Çeşitliliğin fazla olduğunu pek söyleyemem fakat eğlendirme açısından iyi iş çıkarıyor. Ve ileride gelecek Battle Royale modu ile de bu çeşitlilik artacak.

Call of Duty: Modern Warfare benim için yılın iyi oyunlarından birisi. Özellikle oynanacak multiplayer arıyorsanız ve yanındaysa güzel bir single-player mod arıyorsanız öneririz. Bir tavsiyem ise birkaç yoruma daha bakmanız. Benim Call of Duty: Modern Warfare’ a puanım: 83/100

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here