Sevgili okurlar , bugün sizinle çok sevdiğim dünyadan sesler diye adlandırdığım müzik listemden birkaç güzel şarkıyı paylaşacağım. O zaman başlayalım.

1/ Arianna Savall – Adoucit La Melodie 

Arianna Savall, yenilerde keşfettiğim fakat “Cennetten Düşen Melek” olarak adlandırdığım, ünlü sanatçı Jordi Savall’ın kızıdır. Her ne kadar sayısız ünlüyle birlikte eseri bulunsa da, kendi başına yayımladığı 3 solo albümü vardır. Adoucit La Melodie ise en sevdiğim parça. “dinlediğim anda göğsüme yumruk yemişim gibi hissettiren parça” diye tabir ediyorum, adeta insanın en derinlerinde bir yerlere dokunuyor.

2/ Elena Ledda – Pesa 

Sardinyalı olan etnik İtalyan müziği yapan Elena Ledda’nın ismine bir sitede rastlamıştım. Elena Ledda hakkında “Sesiyle sarhoş eden hatun” yazıyordu. Merak ettim ve yaptığım araştırmalar sonucunda Pesa şarkısına rastladım. Yüreğiyle okuyor desem mübalağa etmiş olmam. O kadar içten ve duygu yoğunluğuyla okunan bu parçayı kaçırmayın derim…

3/ Lizeta Kalimeri – Salomi 

Selanikli güzel şarkıcı Lizeta Kalimeri’nin neredeyse  bütün şarkılarını beğeniyorum fakat; en beğendiğim parçası Salomi. Dinlediğim zaman aklıma gelen; hiç yaşamadığım ama hep hayalini kurduğum çocukluk anılarım. Elimde kırmızı horoz şekerim, kafamdaki hasır şapka adeta rüzgara meydan okuyor. Bir göl kenarında ayaklarımı buz gibi suya daldırmış gözlerimi kapatıp, rüzgarın tenimi esir almasına izin veriyorum…

4/ Marjan Farsad – Khooneye Ma

İlk defa öne çıkarılanlarda denk geldiğim bu parça, anlamını bilmediğim halde tüylerimi diken diken etmişti. Nedense insana hatırlamak istemediği şeyleri hatırlatıyormuş gibi kocaman bir yumru oturdu boğazıma… Sözlerini okuduğumda ise gözlerimin dolmasına engel olamadım. Bizim ev sıcak ve samimi, duvarlarında eski fotoğraflar var, yazın balkonda oynarken deniz kenarında çekilmiş ve yağmurun altında, elde bir bavul, boğazlar düğümlenmiş, güzel ve samimi insanlardan ayrılırken var…

5/ Laboratorium Pieśni – Rasni 

Polonyalı bir grup kızdan oluşan performans grubu; kullandıkları desenler, enstrümanlarla da dikkat çekiyor . Bana şamanları hatırlatan bu kızlar, sesleriyle de sizi büyüleyebilir…DİKKAT!” Diyelim.

6/ Sema Moritz – Hasret 

Veee… Gelelim en son ama yüreğimi “en çok” burkan parçaya. Sema Moritz’in sesini her ne kadar beğensem de, parçalarının benim tarzım olmadığını düşünürdüm. Ta ki bu parçasına denk gelene kadar. Hani bir eşyanızı saklarsınız, üstünden çok uzun zaman geçer, varlığını bile unutursunuz. Bir gün aniden bulursunuz ve size derin maziyi hatırlatır. Ben, ben ise… denk geldiğim, Hasreti dinlediğimde tam boğazımdan ilmeği çıkartmaya karar verdim, vazgeçtim derken ayağımın altından kayan sandalyenin ihanetini hatırlıyorum. Yorumundan sonra parçanın bağımlısı oldum diyebilirim. Yazıya ise Hasretin son mısralarıyla veda etmek istiyorum .

En candan arkadaşım
Ruhumu saran gece
Ben kime bağlanmışım
Ağlıyorum gizlice…

İnsanın en büyük sırrı, yüreğindeki sevgiymiş. SIRLA KALIN …

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here