Queen grubunun yüzyıllar geçse de hiç eskimeyecek, her dinlenişte sanki ilk sefermiş hissi veren, üç ayrı şarkının birleşmesinin armonisini içeren şarkısı Bohemian Rhapsody, herkes için farklı bir anlam ifade eder. Bir insan yüreğini bu derece açarsa, elbette ki herkesi etkiler. Öte yandan Freddie, bir şeylerden ürküp üstünü örtmüştür anlattıklarının. Bu şarkıyı anlatmak, analiz etmek benim harcım değil, hatta bence kimsenin harcı değil. Kimse bu şarkının anlattıklarını tam olarak çözemez, çözse bile aktaramaz. Bu şarkının herkeste bıraktığı iz farklıdır, çünkü herkesin hayat yolculuğu farklıdır. Lakin şahsen elimden geldiğince bu şarkı hakkında konuşacağım.

3 farklı şarkının birleştirilmesi gibi duran Bohemian Rhapsody, hem şarkının müziği, hem de sözleri ile bence 4 farklı bölümden oluşuyor.

“Is this the real life? Is this just fantasy?
Caught in a landslide, no escape from reality
Open your eyes, look up to the skies and see
I’m just a poor boy, I need no sympathy
Because I’m easy come, easy go, little high, little low
Any way the wind blows doesn’t really matter to me, to me
Mama, just killed a man
Put a gun against his head, pulled my trigger, now he’s dead
Mama, life had just begun
But now I’ve gone and thrown it all away
Mama, ooh, didn’t mean to make you cry
If I’m not back again this time tomorrow
Carry on, carry on as if nothing really matters
Too late, my time has come
Sends shivers down my spine, body’s aching all the time
Goodbye, everybody, I’ve got to go
Gotta leave you all behind and face the truth
Mama, ooh (Anyway the wind blows)
I don’t wanna die
I sometimes wish I’d never been born at all”

Bunlardan birinci bölüm şarkının başından, 3. dakikanın sonuna kadar olan giriş bölümü. Yani Freddie’nin suçunu itiraf ettiği ve vedalaşıp, hiç doğmak istemediğini söylediği yere kadar olan kısım. Şarkının diğer bölümlerine kıyasla nispeten daha yavaş, daha yoğun ve daha duygu yüklü.

“I see a little silhouetto of a man
Scaramouche, Scaramouche, will you do the Fandango?
Thunderbolt and lightning, very, very frightening me
(Galileo) Galileo, (Galileo) Galileo, Galileo Figaro magnifico
But I’m just a poor boy, nobody loves me
He’s just a poor boy from a poor family
Spare him his life from this monstrosity
Easy come, easy go, will you let me go?
Bismillah! No, we will not let you go
(Let him go!) Bismillah! We will not let you go
(Let him go!) Bismillah! We will not let you go
(Let me go) Will not let you go
(Let me go) Will not let you go
(Let me go) Ah
No, no, no, no, no, no, no
(Oh, mamma mia, mamma mia) Mamma mia, let me go
Beelzebub has a devil put aside for me, for me, for me!”

İkinci bölüm ise 3. dakikadan başlıyor ve 4. dakikada son buluyor. Burada şarkının melodisi ve ahengi değişiyor. Şarkıya farklı bir ton egemen oluyor. Burada, Freddie savunmasını yaptıktan sonra yargılanıyor.

“So you think you can stone me and spit in my eye?
So you think you can love me and leave me to die?
Oh, baby, can’t do this to me, baby!
Just gotta get out, just gotta get right outta here!”

Üçüncü bölüm ise 4. dakikada başlıyor ve 5. dakikada son buluyor. Yine hızlı bir ton değişimi var şarkıda. Burada ise Freddie’nin isyanı ele alınıyor.

“Nothing really matters, anyone can see
Nothing really matters
Nothing really matters to me
Any way the wind blows”

5. dakika kabulleniş başlıyor. Birinci bölüm ile benzer bir tona sahip olan kapanış, şarkıya bütünlük kazandırıyor.

Altta Yatanlar

Peki şarkının adı neden Bohemian Rhapsody? Bohemian yani Bohem kelimesi, sanatçılar için sıkça kullanılan bir terim. Rhapsody ise, fantazi ya da görüş demek. Yani aslında şarkının ismi Sanatçının Hayali. Bir nevi Freddie Mercury, hayatını sembolik bir şekilde öngörüyor bu şarkıda.

Biraz daha detaya inersek, malum şarkıda birini öldüren ve bunun için idam edilecek bir kişi var. Annesi ile vedalaşıyor ve şeytanın onu beklediğini hissediyor. Bir görüşe göre;

  • Peki o zaman Beelzebub kim? Beelzebub, eski bir Filistin şehri olan Ekron’da tapınılan Semitik bir tanrı iken Katolik Hristiyanlıkta Cehennem meleklerinden birisidir. Şeytani bir figür olarak tasvir edilen karakterdir. Şeytan ile birlikte cehennemi yöneten diğer 2 cehennem lordundan biridir. Böcek tanrısıdır.
  • Scaramouch kimdir peki? Scaramouch,güç duruma düşünce suçu başkasına yıkan commedia dell arte uşak tiplemesidir. Ayrıca övünen bir korkak olarak görünen bir yan karakterdir.
  • Fandango aslında hızlı bir İspanyol dansıdır. Fakat şarkıda bu anlamda kullanılmıyor. İngilizce de “The hemp fandango” diye bir tabir bulunmakta, asılan bir insanın ayaklarındaki çırpınma hareketi anlamına geliyor. İşte şarkıda da Fandango bu anlamda kullanılıyor.
  • Gelelim Galileo’ya. Galileo’dan kastedilen acaba gök bilimci olan Galileo mu yoksa Galileo Figaro Magnifico tamamen farklı bir anlama mı sahip? Galileo, Antik Roma’da İsa demek! Ayrıca Galileo, 17. yüzyılda teleskop ile Merkür’ü (Mercury) gözlemleyen ilk kişidir.

Yani tüm bunlar birleşince şarkıda aslında tüm bu şeytani kabustan kurtulmanın tek yolunun İsa’dan yardım istemek olduğu anlatılıyor. Fakat oğlan, Tanrı’nın onun için endişelendiğine inanamıyor ve kurtuluşu reddediyor.

Benim de inandığım bir diğer görüşe göre Bohemian Rhapsody, Freddie Mercury’nin eşcinselliğini dünyaya duyurma şarkısıdır.

Jesus Christ Superstar and Evita’nın yaratıcılarından olan ve Mercury’nin de dostu Tim Rice yaptığı bir röportajda “Bohemian Rhapsody’nin, Freddie’nin cinsel tercihini açıklama şarkısı olduğu benim için gün gibi ortaydı.” diyor. Nitekim ben de bu şarkıda işlenen cinayetin, dönemin tabusu olan eşcinsellik için bir metafor olduğuna inanıyorum. Ölen şey Freddie’nin heteroseksüelliği burada. Adam öldürmek ne derece korkunç bir eylemse, dönemin tabusu olan eşcinsellik de o zamanlar öyle… Eşcinsel olduğunu açıklayınca toplum tarafından reddedilme ihtimali olan bir adamın bunu idamla bağdaştırarak, yakınmasını ve gerçeği itiraf etmekteki korkusu ile arzusunu görüyorum sözlerin arkasında.

O Halde Detaylı İnceleme

“Bu gerçek hayat mı, yoksa sadece bir hayal mi?
bir heyelana kapıldın,
gerçeklikten kaçışın yok
aç gözlerini, göklere bak ve gör”

Freddie’nin hayatının bir döneminde hayattan bunaldığını ve hayatı reddettiğini sanıyorum. Bu gerçeklikten kaçış yolu olarak kullandıklarını, sonradan heyelan olarak isimlendiriyor. Bir yandan bu heyelana kapılmış sürüklenirken, diğer yandan bunların gerçekliği yok etmediğinin de farkında. Buradaki gerçekliğin ise cinsel tercihi olduğuna inanıyorum. Homoseksüelliğini, heteroseksüelliğinin içine gizleyerek, kendisi saklayarak oluşturduğu imajı yıkamıyor, yarattığı heyelanda sürükleniyor. Lakin gerçeklikten de kaçamıyor, zira gerçek tercihini kendisi de biliyor.

“Anne, şimdi birini öldürdüm
kafasına silahı dayadım, tetiğimi çektim o artık ölü
anne… hayat daha yeni başladı
ama ben gittim ve onu boşa harcadım
anne ah,
seni ağlatmak istemedim
eğer yarın bu saate dönmüş olmazsam
devam et, devam et, sanki hiçbir şeyin önemi yokmuşçasına”

Burada Freddie’nin öldürdüğü şeyin heteroseksüel dönemi olduğuna inanıyorum. Burada insanlara gerçeği açıkladıktan sonraki ruh hali var. Hayatı yeni başlıyor çünkü artık kendisi olabilecek, gerçek anlamda. Lakin bunca yılı gizli geçirmenin verdiği gecikmişliğin acısı da var omuzlarında.

“Çok geç, zamanım geldi
omurgamdan aşağı titremeler iniyor, vücudum sürekli ağrıyor
herkese elveda, artık gitmem gerek
sizi geride bırakmak ve gerçekle yüzleşmek zorundayım
mama ah,
ölmek istemiyorum
bazen hiç doğmamış olmayı diliyorum”

Bu şarkının gerçek manada insanın yüreğini burkan kısmı burası. Neden bilmiyorum lakin her dinlediğimde yüreğim parçalanıyor. Sanki yüreğim Freddie’ninkine değiyor ve çektiği acıları hissedebiliyorum. Kendi gerçekliğini dünyadan saklarken gerçekten çok acı çekmiş. Fakat artık bunları geride bırakma ve gerçekle yüzleşme ve herkesi de yüzleştirme zamanı.

“Bir adamın küçük gölgesini görüyorum
scaramouche! scaramouche! fandango mu yapacaksın?”

Bu noktada artık mahkeme kısmına geçiyoruz. Yani Freddie, eşcinsel olduğunu herkese açıklıyor ve toplum tarafından yargılanıyor. Korktuğu şey başına geliyor.

“Onu ve hayatını bu canavarlıktan azat edin”

Mahkeme sırasında Freddie’nin canavarlığı olarak aktarılan şey ise onun cinsel tercihi. Zira onun yaşadığı dönemde eşcinsellik halen bir tabu ve insanlar tarafından hoş görülmüyor.

“Ah mama mia, mama mia, mama mia bırakın beni
beelzebub’ un benim için ayırdığı bir şeytanı var
benim için, benim için”

Beelzebub’un cehennemin lordlarından biri olduğunu söylemiştim. Şarkıda Şeytanın yardımcılarından biri olan Beelzebub’un kendisi için ayırdığı bir şeytanın var olduğunu söylüyor Freddie. Bilirsiniz ‘Eşcinseller içinde cehennemde ayrılmış bir bölge vardır’ diye bir söylem o dönemlerde çok modaydı(!) Beelzebub her ne kadar oburluğun şeytanı olsa da kendisi böcek tanrısıdır. Böcek gibi küçültüyor toplum onun gibileri aslında, bunu anlatmak için onu seçiyor Freddie.

“Yani beni durdurup suratıma tükürebileceğini mi sandın?
yani beni sevip ölüme terk edebileceğini mi sandın?
ah, bebeğim, bana bunu yapamazsın bebeğim,
hele bir çıkayım, buradan hele bir çıkayım!”

Freddie tüm korkularını bir kenara bırakıyor. Freddie, burada onu yermek isteyen insanlara sesleniyor, beni aşağı çekmenize izin vermeyeceğim diyor. Beni eşcinsel olduğum için yargılamanıza, küçük görmenize izin vermeyeceğim diye haykırıyor adeta. O artık gerçek kimliği ile barışık ve şarkının mahkeme bölümünde insanların onu yargılamasına rağmen kabullendiğini de fark ediyor. Böylece tüm korkularının içinden çıkıp yaşamaya başlıyor. Şarkının da tonu o yüzden bir anda daha eğlenceli, ritmi yüksek bir hal alıyor.

Sonuç

Neyi anlatıyor olursa olsun Bohemian Rhapsody, müzik dünyasında ikonikleşmiş yerini her zaman koruyacak. Ve Freddie Mercury’nin de dediği gibi onu dinleyen herkes, kendi anlamını çıkaracak.

“Bu içinde çokça hayal barındıran o şarkılardan biri. Bence insanlar bunu dinlemeli, dinlerken düşünmeli ve ne anlatmak istediğine kendileri karar vermeli.”

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here