Game of Thrones evreni, ejderhalarıyla, büyüleriyle bizleri fantastik dünyanın içine çeken bir yapım. Aynı zamanda karakterleri ve entrikalarıyla bizim dünyamızla çok benzer yanı var. George R. R. Martin, Game of Thrones kitabına başlamadan önce bol bol yaşadığımız dünyanın tarihinden ilham almış. Bunlardan bazıları George R. R. Martin’in açıklamasıyla edindiğimiz bilgiler, bazıları ise açıklaması olmasa da esinlenildiği bariz olan tarihi detaylar. George R. R. Martin’in tarihten esinlendiği olaylara ve kişilere bir göz atalım.

Westeros ve Essos Haritaları

westeros essos ile ilgili görsel sonucu

Westeros haritası, daha önce dünya haritasını incelemiş herkese tanıdık gelmiştir çünkü Britanya haritasının neredeyse birebir aynısı. Sadece İrlanda’yı kesip, ters çevirip, kıtanın sonuna eklediğimiz zaman Westeros haritasını elde ediyoruz.

Essos kıtasına baktığımızda ise daha da tanıdık gelecektir. Bu konuda George R. R. Martin’in kesin bir açıklaması yok ama baktığımız zaman çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu kıta Anadolu Coğrafya’sından esinlenerek oluşturulmuştur.

Duvar

George R. R. Martin Birleşik Krallığa yaptığı ilk ziyareti sırasında  Hadrian Duvar’ına gider ve orayı görür. Bu duvar M.S. 100’lü yıllarda Roma’lılar tarafından yapılmıştır. Duvar uzun yıllar boyunca Roma İmparatorluğu’nun kuzey-batı sınırı oldu. Roma’lıların kendilerini kuzeydeki barbarlardan uzak tutmak için bu duvarı inşa ettiği düşünülüyor. George R. R. Martin duvarın üstüne çıkıyor ve etrafına bakarak düşünüyor. “Eğer ben Roma’lı bir Lejyoner olsaydım şu anda ne düşünürdüm?” Belki de bu düşünceyle dizide gördüğümüz yabaniler fikri de onun için başlangıçlardan biriydi. Kesin olarak eminiz ki Game of Thrones evrenindeki duvar, bu duvardan esinlenildi, hatta George R. R. Martin bu duvarı henüz kitaplara başlamadan ziyaret ettiği için, duvar fikri ilk fikirlerden birisi bile olabilir.

Taht Oyunları

George R. R. Martin, Game of Thrones kitabını yazarken dünya tarihinden çok esinlenmiş olsa da, en çok esinlendiği tarih İngiltere Tarihi. İngiltere Tarihine baktığımız zaman öyle bir olayla karşılaşıyoruz ki, Game of Thrones’un şekillenmesinde büyük bir rolü olduğu kesin. O olay ise Güllerin Savaşı.

1455’te başlayan ve 30 yıl süren bir iç savaştır Güllerin Savaşı. George R. R. Martin hem olayın kendisinden ilham alıyor hem de bu olaydaki kişilerin karakter karşılığını biz Westeros’ta görebiliyoruz.

İki tane soylu aile var. Bunlardan birisi Lancester’lar diğeri ise York’lar. Bir taraf Biz III. Edward’ın torunuyuz taht bizim hakkımız diğer taraf ise Biz kuzen soyundan geliyoruz taht bizim hakkımız derken iki aile kızışıyor, en sonunda 30 yıl sürecek bir iç savaş ortaya çıkıyor. İşte George R. R. Martin, Game of Thrones’ta gördüğmüz soylu ailelerin savaşı fikrini tam da bu olaydan alıyor.

Stark Hanesi

york rose ile ilgili görsel sonucu

Güllerin savaşı, Game of Thrones için ciddi bir ilham kaynağı. Hatta savaşın taraflarından biri olan York Ailesi, Stark Hanesini temsil ediyor. Bu hanenin simgesi beyaz güldü, Westeros’ta ise Stark Hane’sinin simgesi, beyaz zemin üzerinde gri kurt olarak karşımıza çıkıyor.

Lannister Hanesi

lancaster rose ile ilgili görsel sonucu

York’lar, Starklar olarak karşımıza çıkınca, Lancester’lar ise Lannister’lar oluyor. İsimlerin benzerliği bile aşikar. Lancester ailesinin simgesi kırmızı bir gül, Lannister Hanesinin simgesi ise kırmızı bir zemin üzerine altın aslan.

Robert Baratheon – IV. Edward

iv. edward ile ilgili görsel sonucu

Yıllar süren Güllerin Savaşı olayında bir York’lar kazanıyor, bir Lancesterlar kazanıyor ve bir noktada tahta IV. Edward çıkıyor. IV. Edward’ın bir sürü metresi olduğu söyleniyor ve hatta bir tane gayrimeşru çocuğu olduğu iddia ediliyor. Bunlar da yetmezmiş gibi IV. Edward aniden ölüyor ve öldükten sonra arkasında biri 13, diğeri 9 yaşında olmak üzere iki tane oğlan bırakıyor. Bu da yetmezmiş gibi bir de isyancı bir kardeşi var. (Stannis Baratheon)

Stannis Baratheon – III. Richard

iii. richard ile ilgili görsel sonucu

IV. Edward’ın isyancı kardeşi III. Richard. Bu kişi de abisinin ölümü ardından, yeğenlerinin gayrimeşru olduğunu iddia ediyor ve tahtta bir hakları olmadığını söylüyor. Tek gerçek varisin kendisi olduğunu iddia ediyor.

Ned Stark – Richard of York

richard york ile ilgili görsel sonucu

Richard of York, 100 Yıl Savaşları’nda savaşmış, gayet başarılı bir lord olarak biliniyor. Yeri geldiğinde krala danışmanlık bile yapıyor. Richard of York pek çok kişi tarafından seviliyor sevilmesine ama tek bir kişiyle anlaşamıyor, o da kraliçe. Kraliçeyle o kadar çok anlaşmazlığa düşüyor ki, en sonunda idam ediliyor. Hem de başı kesilerek.

Cercei Lannister – Margaret of Anjou

margaret of anjou ile ilgili görsel sonucu

Anjou Margaret, VI. Henry’nin karısıydı ve acımasız karakteriyle tanınırdı. Bu kraliçe herkese karşı çok acımasız, dediğim dedik ama çocuklarını korumak için her şeyi yapabilecek biri olarak biliniyordu. Güllerin Savaşı’nda York’ların yenilmesi için elinden gelen her şeyi yapmıştı. Çocuklarının babasının kral olmadığı söyleniyordu. Ned Stark’ın Cercei ile olan anlaşmazlığıyla Anjou Margeret ile Richard York arasındaki anlaşmazlık çok benziyordu. Richard’da Ned’de işin sonucunda kelleleri kesilerek idam edildiler.

Joffrey Baratheon – Edward Lancester

Kraliçe Margaret’ın öyle bir oğlu vardı ki hepimize çok tanıdık gelecek. Edward Lancester kana susamışlığı ve caniliğiyle tanınıyordu, hatta daha 13 yaşındayken tek bahsettiği şey, insanların kafalarını kesmekti. Biraz daha büyüdüğünde eline ne geçerse onlarla insanlara eziyet etmekten hoşlanırmış. Evlendiği zaman karısına bir sürü sadistçe şey yaptığı söyleniyor. Edward’da Joffrey gibi erkenden 17 yaşındayken ölmüş.

Daenerys Targaryen – VII Henry

VII henry ile ilgili görsel sonucu

III. Richard bir şekilde yeğenlerinden kurtuluyor ve tahta çıkıyor fakat iş burada bitmiyor, çünkü tahta hak iddia eden birisi daha çıkıyor. VII. Henry, Güllerin Savaşı sırasında doğuyor, doğduğu zaman babasını kaybediyor, daha sonra annesini de kaybediyor. O sırada Güllerin Savaşı iyice hızlanıyor, York’lardan da Lancester’lardan da bir sürü kayıp veriliyor. Lancester’larla uzaktan da olsa bağı olan VII. Henry, tahtta en fazla hak iddiasına sahip kişi oluyor. Bu yüzden de hayatının tehlikede olabileceği düşünülüyor ve Fransa’ya sürgün ediliyor. Aradan 14 yıl geçtiğinde VII. Henry işin peşini bırakmıyor ve doğduğu toprakları alma amacıyla geri dönüyor. Tahtı almayı başarıyor ve o süreden sonra İngiltere’de Lancester’da, York’da olmuyor. Tudor Hanedanlığı’nın hükmü başlıyor. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here