Yazımın ilk bölümünde Kratos üzerinde durmuştum ve onun karakter özelliklerini ele almıştım. O içeriğime de buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazımda ise Tanrıça Athena’yı ile Kratos’un oğlu Atreus’u ele alacağım.

Athena’nın Fiziksel Özellikleri 

Athena, bütün seri boyunca belli başlı araçlar yardımıyla Kratos ile iletişim kurmuştur. Lakin ikinci oyuna kadar doğrudan herhangi bir temasları olmamıştır. Kendisi genellikle bir heykelin suretine bürünerek ya da ruhani bir duruş sergileyerek, yarı saydam bir şekilde Kratos ile iletişim kurmuştur.

Kratos ile doğrudan kurduğu iletişim ile onun güvenini kazanan Athena, aynı zamanda diğer Tanrıların dileklerini ve arzularını da Kratos’a ilettiği gibi, ona sürekli olarak kabuslarının dineceğine dair öğütler de vermektedir. Ses tonu yumuşak olan bu varlık, ilk oyunlarda doğrudan Kratos’un yüzüne bakmak yerine, her zaman daha yüksekte ileriye bakan bir şekilde konuşmuştur. Kratos’a karşı psikolojik bir üstünlük kurmaya çalışan Athena, ona her zaman Tanrıların altında olduğunu belirtmekten kaçınmamıştır. Kendisi, Kratos’a Savaş Tanrısı olduğunu da müjdeleyen kişidir.

İkinci oyunda Atina’ya saldıran Kratos, Athena’nın canlandırdığı Rodos Heykeli ile de savaşmıştır. Her zaman mavinin çeşitli tonlarına bürünen Athena; iletişimi, sakinliği, modernliği, sadakat anlayışı ve huzurlu yapısı ile, Kratos’un sahip olmadığı durumları temsil etmektedir. İkinci oyunun sonunda, Kratos ile ilk defa yüz yüze karşılaştığında, Zeus’u Kratos’dan kurtarmak için kendi canını feda etmiştir. Bu sırada beyaz renkli ve altınlar ile kaplı bir elbise giymektedir. Saflığı temsil eden beyaz renk, aslında Athena’nın masum olduğunu sembolize etmektedir. Nitekim oyunun sonunda da, gerçekten masum olduğunu oyuncular öğrenmiştir.

Atreus’un Fiziksel Özellikleri

Atreus, fiziksel özellikleri açısından babasına kıyasla oldukça çelimsiz ve zayıf gözükmektedir. Tanrı olduğunu bilmeyen Atreus’un vücudu ve zihni sürekli olarak çatışma halinde olduğu için belli zamanlarda ataklar geçirip hastalanabilmektedir. Çocuk yapısına göre dayanıklılığı bir hayli fazla olan Atreus, oldukça çevik ve başlarda iyi olmasa da, sonlara doğru oldukça iyi bir okçu haline gelmektedir. Babasından gelen Tanrı özünü taşıdığını bilmeyen Atreus, bunu öğrendiğinde gücünde ve özelliklerinde belirgin bir artış yaşanmıştır.

Annesi bir dev olan Atreus, Tanrı bir baba ve dev bir annenin tek çocuğu olarak büyüse de, büyürken kendisine rehberlik edip ona bildiği her şeyi öğreten kişi annesidir.

Annesi tarafından yapılan yayıyla ve oklarıyla ve yine annesi tarafından kendisine hatıra kalan hançeri ile kendisini savunan Atreus, görsellerde de gözüktüğü gibi, İskandinav bölgesine uygun beyaz tenli ve kızıl saçları ile, babasından çok annesini andırmaktadır. Lakin yine de, annesi ile hiçbir zaman karşılaşmadığımız için, onun tam olarak neye benzediğini de bilemeyiz. Fakat genel hatlarına ve yüz hatlarına bakacak olursak, babasına pek de benzemediği görülebilir.

Göz renkleri ve yüz şekli ile Kratos’dan farklılaşan Atreus, burun ve geniş alnı ile de babasından farklıdır. Şu ana kadar Kratos’un oğlu olarak bilinen bu genç, ilerleyen oyunlarda belki de hikaye akışına göre daha farklılıklar göstererek, aslında üvey veya evlatlık da çıkabilir. Netice de genel anlamda trajik bir anlatımı olan bu oyun serisinin (her ne kadar son oyun buna pek uymasa da) her an farklı bir trajedi ile oyuncuları baş başa bırakabilir.

Netice itibariyle genel olarak seride en çok üstünde durulan ve gelişimlerine en çok tanık olduğumuz bu üç karakterin (Kratos, Athena ve Atreus), hangi aşamalardan nasıl geçtiklerini ve ne noktalara nasıl vardıklarını da bir sonraki başlıkta ele alacağım. Ayrıca, oyunun genel planını da gözler önüne sermeye çalışacağım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here