Yazarın Notu: God of War oyun serisini tamamen bitirmemiş olan kişilerin bu içerikten acilen çıkması rica olunur!

God of War Karakterleri

Dört serilik bir oyuna göre oldukça fazla karaktere sahip olan oyun için, Yunan Mitolojisi’nin bütün nimetlerinden oldukça fazla faydalanmış diyebiliriz. Ana karakterler ve Tanrıların dışında; Titanlar, Icarus, Medusa, Perseus, Herkül, Prometheus gibi Yunan Mitolojisi’nde yan karakterler olarak yer alan kahramanlara bile yer veren oyun, bunları çoğunlukla bölümleri bitirmek için karşılaştığımız bölüm sonu canavarları olarak karşımıza çıkarmışlardır.

Serinin asıl ve en önemli karakterlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz; Kratos bütün hikayenin ana kahramanı, ona danışmanlık eden Athena, ona güçlerini veren Ares, babası olduğunu öğrendiği Zeus, son oyundan oğlu Atreus, son oyundan yardımcısı bilge Mimir, son oyundan kendisine her konuda yardım eden Freya ve baş düşmanı Baldur. Karakterleri tek tek ele alacak olursak, Kratos’dan başlamak en iyisi olacaktır.

Kratos’un Fiziksel Özellikleri

Fiziksel açıdan normal insan boyutlarına göre daha iri ve güçlü olan Kratos, vücudundaki yaralar ve dövmeleri ile aynı zamanda karısının ve çocuğunun küllerinin vücuduna yapışması nedeniyle beyaz bir tene sahiptir. Bu özelliklerinden ötürü Ghost of Sparta (Sparta’nın Hayaleti) olarak adlandırılmıştır. İlgili görselde görüleceği üzere, bir insan gibi dik durmak yerine, hiçbir dövüş sanatında gözükmeyen bir biçimde kambur ve eğimli bir duruşa sahiptir.

Savaş esnasında ileri doğru atılma, çıplak elle rakibini parçalara ayırma ve elindeki özel kılıçları ile uzaktaki rakibine savurmalar ile saldırır. Oldukça sadist ve acımasız olan savaş tarzı nedeniyle, çoğu zaman bir insandan çok bir canavarı andırır. İnsanlar ve ilgisini çekmeyen yaratıklar ile minimum seviyede konuşur, sert ve tehditkar bir ses tonuna sahiptir. Kratos her ne kadar insan olarak, daha doğrusu yarı Tanrı olarak doğsa da, aslen kendisini bir canavar veya hayvan gibi görmektedir. Ares ile anlaşma yapmadan önce, daha sadece bir savaş komutanı iken ve insani özellikler sergilerken, Ares tarafından kendisine kılıçların verilmesi ve kandırılmasının ardından, intikamı için bütün insani özelliklerini geride bırakmıştır.

Ares’i yenip Savaş Tanrısı olduğunda ise, daha dik durmaya ve askerleri ile diyaloglara girmeye başlasa da, Zeus tarafından tuzağa düşürüldüğünde tekrardan hayvani özelliklerine deri dönmüştür. Fiziksel açıdan insan üstü, hatta Tanrıların bile baş edebileceklerinden çok daha büyük bir güce sahip olan Kratos, bu gücü ile öldürmekten asla çekinmeyeceği gibi, asla merhamet de göstermez. Birkaç noktada kendisinden yard,ım isteyen yürüyemeyecek durumdaki insanları, tıpkı birer eşyayı yerinden kaldırırcasına tek eliyle havaya kaldırarak fırlatıp attığı da görülmüştür. Karakterin vücudunda ve yüzünde bulunan çok sayıdaki yara izinin her birinin bir anısı ve olayı vardır. Bunlara geçecek olursak;

Dövmeleri Ares ve Athena tarafından kaçırılan küçük kardeşinin doğum izlerinin aynısıdır. Onu kaçırmaya çalışan Ares’e müdahale etmeye çalıştığı bir sırada yediği bir yumruk yüzünden sağ gözünün üzerindeki ikonik yara izi oluşmuştur.

Sakal uzmanı Allan Peterkin, keçi sakal bırakan erkeklerin geçmişine fazla bağlı kaldıklarını ve içe dönük kişiler olduklarını belirtiyor. Kratos’un sakalı da kendisinin psikolojik durumunun bir dışa vurumu gibi durmaktadır. Kaşlarının duruşu ve keskin yüz hatlarını fizyoanatomik olarak incelersek, tıpkı Kratos gibi, dikdörtgen yüz hattına sahip kişiler toprak grubunda sık görülür. Yaşamlarını adamayı, çok çalışmayı severler. Pratiktirler. Her durumda ne yapılacağını iyi bilirler. Diyet takıntıları olabilir. Dış görünümlerine önem verirler. İskelet problemleri yaşayabilirler. Ani öfke patlamaları, huzursuzluk görülebilir. Bu noktada da Kratos’un sakal kesimi ve tercihi de karakteristik özelliklerine bağlayabiliriz. Ses tonunu her zaman tehditkar ve savaşa davet edercesine kullanan Kratos, kendisine sunulan hiçbir şartı kabul etmez ve her an patlamaya hazır bir volkan gibidir.

God of War serisinde bütün mitolojilerden birçok karakter yer almaktadır. Bu durum ise onlarca karakterin etkileşimi sonucu, sürekli olarak değişen bir karaktere sebep olmuştur. Kratos bu değişimlerin en büyüğünü, serinin dördüncü oyununda sert bir şekilde yaşamıştır. Üçüncü oyundan yaklaşık olarak sekiz yıl sonra gelen oyun, oldukça radikal değişimler ile dikkat çekmiştir. Henüz oyunun başında karşılaştığımız bir sinematikte eşini kaybeden Kratos’un acı ve çaresiz dolu bakışları, oyuncuları fazlaca şaşırtmıştır. Daha önce öldürmeye ve şiddete son derece meyilli bir adamın, nasıl olur da bu denli değişebileceğine kimse akıl erdirememiştir.

Daha olgun ve daha bilge birinin görüntüsünü alan Kratos, hareketleri ve duruşu ile de bu durumu oldukça belli ediyordu. İlerleyen bölümlerde psikolojik açıdan da ele alacağımız Kratos’un son oyunda nasıl göründüğüne gelecek olursak;

Sert ve tehditkar bakışlarını kaybetmeyen Kratos, uzun sakalı ve eski haline göre daha dik duruşuyla, kendi kurduğu hayata göre yaşadığını açıkça belli etmektedir. Yine Allan Peterkin’in analizlerine göre, bu sakal türü yaşlı adam sakalı olarak geçmektedir. Peterkin, insanı daha bilge gösteren bu sakalı, sıklıkla akademisyenlerin kullandığı vurgulamaktadır. Aynı zamanda bu sakal, Musa ve İsa gibi dini karakterleri çağrıştırdığı için de, Kratos’a tarihi bir ağırlık da vermiştir.

Neticeye bakacak olursak günahlarından arınmak için uçsuz bucaksız bir yolculuk sonucunda bilmediği bir yere gelen Kratos, kendisine yeni bir hayat kurmak istemiş ve bir kadınla evlenip baba olmayı oldukça iyi becermiştir. Kratos’un kuzeyin soğuk havasında giydiği birkaç parça elbiseye ve yarı çıplak vücuduna bakacak olursak, burada uzun süre geçirdiğini ve bedeninin soğuğa uyum sağladığını savunabiliriz.

Zırh giymeyi bırakan Kratos’un deri kıyafetleri ise, oldukça fazla avlandığını gösterir niteliktedir. Geçmişinden taşıdığı Blades of Chaos’un zincir izlerini örtmek için, bileklerini çeşitli bezler ve materyaller ile kaplamıştır. Lakin ilerleyen zamanlarda oğlu için bu bezleri açacak ve kılıçlarını yeniden kuşanacaktır. Gözünün üstündeki yara izi iyice solmuş ve neredyese gözükmeyecek kadar silinmiş olan Kratos’un, üçüncü oyundan kalan karnındaki derin kılıç izi de silinmeye yüz tutmuş durumdadır. Kratos’un geldiği bu durum ise, en son yaşadığı olaylardan sonra çok uzun zaman geçtiğini oyunculara açık açık anlatmaktadır. Canavarsı hareketleri daha ağır ve teknik bir hal almış olan Kratos’un, ses tonu da daha kalın ve daha otoriter bir hale bürünmüştür. Yani, eski tehditkar havasını geride bırakmıştır. Kimi yerde sert bir şekilde eleştirirken kullandığı ses tonu, yer yer oğluna öğüt verirken yumuşayıp daha ılımlı bir hal almaktadır. İletişim açısından oğlunun ihtiyaçlarına cevap vermek adına daha konuşkan davranan Kratos, yer yer oğluna oldukça güzel hikayeler de anlatmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here