“Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
İsmi; Annabel Lee
Hiç bir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni
O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskanırdı bizi
Evet! Bu yüzden ‘Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi’
Bir gece rüzgarından bulutun
Üşüdü gitti Annabel Lee
Sevdadan yana kim olursa olsun
Yaşca başca ileri
Geçemezlerdi bizi
Ne yedi kat göklerdeki melekler
Ne deniz dibi cinleri
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee
Ay gelir ışır, hayalin erişir
Güzelim Annabel Lee
Orda gecelerim uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni…”

Shakespeare’in Romeo ve Juliet’inde olduğu gibi, Edgar Allan Poe’nunda Annabel Lee şiirinde şair ve Annabel Lee birbirlerine çocuk yaşta sevdalanıyorlar ve Poe’nun aşıkları da kendi kontrolleri dışındaki güçlerin kurbanı oluyorlar. Edgar Allan Poe’nun yazdığı son şiir olan Annabel Lee ne hakkındadır ve kim bu Annabel Lee?

Annabel Lee, muhtemelen, Poe’nun daha on üç yaşındayken evlendiği karısı Virginia Clemm’i temsil ediyor. Poe ve Clemm gerçekten çok güzel ama ne yazık ki çok kısa bir evlilik hayatı yaşamış. Zirai Clemm, henüz yirmili yaşlarındayken, 1847 Ocak’ında tüberkülozdan hayatını yitirmiş. Bu aşk fani dünyada sona erse bile, Poe’da hep devam etmiş…

Şiirin anlatıcısı, daha çok gençken Annabel Lee’ye aşık olmuştur. Bu aşk öyle güçlüdür ki melekler bile kıskanır. Anlatıcıya göre, Annabel Lee bu yüzden nazara gelir ve ölür. Buna rağmen aşkları yaşamaya devam eder. Anlatıcı, ruhlarının hala bir arada olduğuna inanmaktadır. Her gece Annabel Lee’yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür. Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.

Poe’nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür. Bu tema Poe’ya göre “dünyadaki en şiirsel konudur.” Şiir, sıradışı derecede güçlü bir aşka odaklanır. Şiirin anlatıcısı Annabel Lee’ya aşık olmakla kalmaz, ölümünden sonra adeta ona tapınmaya başlar.

Poe, kurgusal dünyasının ya da periler ülkesinin atmosferini okura tam olarak yansıtabilmek adına sözcüklerini titizlikle seçmiştir. Örneğin, ‘evvel, evvel zaman önce’ girişi peri masallarının girişini getirir akıllara. Böylece kendimizi hiç var olmayan bir ülkede bulur ve nasıl bir dünyaya giriş yaptığımızı anlayabiliyoruz.

Yazarın Notu: Hatırlatmak isterim ki Melih Cevdet Anday tarafından çevrilen şiirde üslubun korunması amacıyla kelimeler doğrudan çevrilmemiş, Türkçeye uyarlamıştır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here