Bu haftaki keşfimize hoş geldiniz sevgili Mevzu Sanat okurları. Bir kez daha derinlerde kalmış grupları keşfettiğimiz bir geziye çıktık. Keşif listemizde kimler var kimler yok bir bakalım isterseniz.

#1 Cemiyette Pişiyorum

Cemiyette Pişiyorum, neden Türkçe Punk yok demeden önce dinlemeniz gereken gruplar arasına yazdırmış durumda kendini. Kariyerlerine 2000 yılında başlayıp uzun bir süre yer altında kaldıkları için kendilerini pek dinleyen çıkmasa da sonradan Youtube ile yavaş yavaş dinleyenleri artan Cemiyette Pişiyorum, 2015’te çıkardıkları Hayvanat Bahçesi adlı albümle birlikte eski yer altındaki havasından kurtulsa da Punk Rock yapmayı bırakmamışlardır.

#2 Wilco

Yine bir arkadaşım vasıtasıyla dinlemeye başladığım bir gruptur Wilco. Shameless adlı dizinin bir bölümünde grupla alakalı bir geyik de döndüğünü çok sonradan diziyi izlerken fark etmiş ve şaşırmıştım. Tabii ki daha sonra yurt dışında ünlü bir grup olduğunu fakat burada olmadığını anlayınca o kadar da garip gelmemişti grubun adının dizide geçmesi.

Wilco, insanın yüzünde bir gülümseme belirmesini sağlayan tatlı tınıları ile Alternative Rock ve Alternative Country türlerini sırıtmayacak şekilde birleştiriyor. 2001 yılında çıkmış Yankee Hotel Foxtrot adlı albümlerine bir göz atmanızı tavsiye ediyor bir sonraki gruba geçiyorum.

#3 American Football

Emo – Indie Rock türünü muhteşem şekilde icra eden aşırı eski olmasa da eski sayılabilecek bir gruba geldi sıra. American Football… Her dinleyen kişiye aynı hisleri yaşatıyor mu bilmiyorum fakat ben ne zaman dinlediysem şarkılarında kullandıkları duygusal melodileri ruhumun derinliklerinde fazlasıyla hissettim. Şarkılarını dinlerken beni her zaman bulunduğum yerden çekip çıkaran, aklımı özgürleştiren tınılara sahip bir gruptur.

#4 Heilung

Almanca ’da “iyileşmek” anlamına gelen Heilung, Folk türünü deneysel bir şekilde işlemekte. Enstrüman olarak kemikleri, boynuzları, kalkanları ve metal çanları kullanan Heilung sanki İskandinav tanrılarının hiç duymadığımız şarkılarını bizlere aktarıyor gibi.

FRP oynayan ve oynatan birisi için bu tarz eski ezgiler ister istemez paha biçilemez hale geliyor. Aynı zamanda kullanılan enstrümanlar şarkılara sadece egzotik bir hava katmakla kalmıyor, bizlere bir noktada ilham verip deneyselliğe doğru itiyor.

#5 Joy Division

70’li yıllarda kurulup günümüze kadar ulaşan mükemmel şarkılarıyla pek çok dinleyiciye sahip bir grup olsa da bahsetmeden geçemedim, zira ülkemizde dinleyen sayısı gördüğüm kadarıyla çok değil. Epilepsi ile savaş verirken sahne ışıkları altında konser veren Ian Curtis, alışılmamış kalın sesiyle ve ilginç tarzıyla söylediği şarkılar sayesinde kazandı beni. Konserlerinde kendini kaybedercesine söylediği Post-Punk türüne ait şarkıları ve yaptığı şeyin zorluğu beni hep büyülemiştir.

Ian Curtis’in ölümünden sonra yarım kalan Ceremony adlı şarkıyı geride kalan grup üyeleri kurdukları grup olan New Order bitirmiştir kendilerince. New Order versiyonu kötü olmasa da bana göre yarım kalan hali daha güzel. Ayrıca güzel bir Radiohead versiyonu da mevcut.

Bu yazımızda da keşfimizin sonuna ulaştık. Umarım benim için olduğu kadar sizler için de zengin bir gezi olmuştur. Kendinize iyi bakmayı unutmayın ve müziksiz kalmayın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here