Sonbahar

Özlediğim memleket kokusuna benziyor gözlerin
Öylesine uzak, öylesine varmak istediğim.
Eşkıya bir varlık gönlümde, yanıyor sevdiğim.
Her farklı dilde ayrı bir ölümdeyim.
Geldi işte; Ayazı bedenimi tırmıklayan,
Ürkek, çekingen bir sonbahar.
Dayandı kör illet, kar yağdı yağacak.
Artık gelsen diyorum, n’olur.
Çünkü üşüyorum;
Bu ürkek sonbaharla, bende ölüyorum…

Bir ıslık çalsam özlem sonrası karanlığa,
Bir türkü tuttursam, dokunsam aşkına,
En alasından bir yer bulsam sana dudaklarımda;
Öpsem…
Alevlenir mi soylu bir bahar,
Ayaz düşmüş şu esmer tenimde?
Hırçın, kavgacı, nazlı yüreğimle,
Ne anlamlıdır sana yönelmek..
Atfetmek sana bütün yaldızları,
Bunu anladığını bilmek, sevmek…

Öyle bir esiyorsun ki yüreğimde,
Söyle sevgilim; nasıl kapılmam rüzgarına?
İçimde fırtınalar coşarken;
Nasıl sığınmam çıplak teninin merhametine..
Başımı döndüren ışığına, neşene, kahkahana,
Gözlerinde okuduğum sevincine, hüznüne,
Kırık dökük hikayelerimin umut heybesine,
İçime kurt düşmüş gecelerime,
Gülüşüne aşk bandırılmış acılara,
Nasıl kapılmam! Güneşsiz aydınlığa…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here