2006 yapımı V for Vendetta ile anonimlik ve karşıtlık, unutulmayacak bir yüze sahip oldu. Karşıtlık ve düşünceler için savaş sırasında bir nevi ortak paydada kesişenlerin sembolü olarak belirlenen bu yüz, ki kendisi “Vendetta maskesi” olarak bilinmekte, aslında çok daha üzerine düşünülmesi ve toplumsal dayanışmadan ziyade kişisel yargıya bırakılması gereken bir hikaye sahip. Peki maskedeki yüzün gerçek sahibi olan Guy Fawkes, neden ve nasıl kendini yaşatmaya devam edebildi?

Gerçek maskenin ardındaki bir ismi tanımamız bu noktada daha önemli.

Katolik düşünce için hapis yatmış ve kayıplar vermiş bir aileden gelen, 1572 doğumlu Robert Catesby, Oxford’da eğitim gördü, ancak bir devlet dairesinde çalışabilmesi için gereken, Papa’nın otoritesini reddeden İngiltere Kilisesi’ne bağlılık yeminini etmeyerek, derecesini tamamlamadan okuldan ayrıldı.

1603 yılında, I. Mary’nin oğlu I. James’in tahta geçmesi ile Katolik kesim umutlanmıştı, ancak I. James, Kalvinist bir Protestandı. Katolikler,  I. James’in Kalvinist, yani şatafattan uzak, ve bilim taraflısı din görüşlerine kesinlikle karşıydı, ve I. James bu durum sebebiyle, umutları boşa çıkan Katolikler tarafından oldukça tepki topladı.

Özellikle 16. ve 17. yüzyıldaki Katolik algısındaki gelenekselciliği anlayabilmemiz için, Katoliklerin tepki gösterdiği Kalvinizm düşüncesinin bile aslında ne kadar tutucu olduğuna bakabiliriz. Örnek vermek gerekirse, Kalvinizm dansa karşıydı, çünkü Hristiyanları çalışmaktan alıkoyuyordu. İnsanlar kurtuluş için seçilmiş veya seçilmemiş olarak doğabiliyordu, bu kesinlikle değiştirilemez bir durumdu ve seçilmiş veya “lanetlenmiş” olmaları hayatlarının gidişatından anlaşılabiliyordu.

Parlamento fikri de zaten başlı başına Katolik düşüncedeki monarşi sevdasına aykırıydı. Sabrı taşan Catesby, 1603 yılında planlar yapmaya başladı. Catesby, Thomas Percy’ye kralı öldürerek Katolik düşünceyi kurtarabileceklerini söyledi, Robert ve Thomas Winter, John Wright, ve tabi ki Guy Fawkes da bu ekibe sırasıyla dahil oldu. Gunpowder Plot, yani Barut Komplosu planlanmaya başlandı.

Eylemin en önemli ve ilk amacı I. James’i öldürmekti, ancak planlanan tarih olan 5 Kasım, Parlamento’nun açılış tarihi olduğu için, Lordlar Kamarası, yani Parlamento’nun en üst sınıf insanları da orada olacak ve bu olayda can verecekti. İngiltere Kilisesi’nin piskoposları, yargıçlar ve aristokratlar bu noktada ekstra hedef olarak belirlenmişti.

Bir başka amaç ise kralın kızı Elizabeth’in kaçırılıp, kontrollü bir şekilde, Katolik bir kraliçe olarak ilan edilmesiydi.

Barut Komplosu çok fazla aşaması olan ve geniş kapsamlı bir plandı, ekip de buna uygun bir şekilde kalabalıklaştı. O kadar ki, Sir Edmund Baynham, komplo başarıya ulaşır ulaşmaz bunun haberini alıp Papa’ya iletmek ve onun takdirini Katolikler adına kazanmak için Roma’ya gitmişti.

Ancak, bu kadar büyük çapta bir saldırı yüzünden, Komplo’nun bir parçası olan kişilerin de tanıdıkları öldürülecekti. Lord Monteagle’a planlanan bir patlama sebebiyle dikkatli olmasını söyleyen bir mektup, Komplo’nun çöküşüne sebep oldu. Monteagle, Lordlar Kamarası’na bu mektubu iletti. İçeride Komplo’nun öğrenilmiş olması tabi ki Catesby ve ekibinin kulağına gitti.

Lordlar Kamarası doğru bir karar alarak Parlamento’nun açılışından çok önce arama yapmamakta karar kıldı, Komplo’nun iptal olmasını ve tehdidin ertelenmesini istemiyorlardı, bu saldırıyı yapanların önüne geçmek istiyorlardı. Görevi Parlamento Binası’nın bodrum katında, patlamanın yapılacağı kilerde ve çevresinde devriye gezmek olan Guy Fawkes, kilerde hiçbir şeye dokunulmadığını Catesby’ye bildirince, Catesby dik bir şekilde durarak köprüden önce son çıkışı gözardı etti.

Parlamento, aslında Catesby ve ekibinin bir adım önündeydi.

4 Kasım günü, kralın emriyle beraber Lord Monteagle ve Thomas Howard kilere indiğinde yığınla patlayıcı malzemeyi ve kapıyı açan Guy Fawkes’u gördü. Fawkes 4-5 gün içerisinde, işkenceler sonucunda komplonun her bir aşamasını ve destekleyen her bir ismi açıkladı.

Percy, Wright ve Catesby, saklandıkları eve gelen askerlerden kaçmaya çalışmayıp, savaşırken can verir. Catesby’nin cesedi Meryem Ana’nın bir resmine sarılırken bulunur. Northampton Kontu Henry Howard’ın emriyle Catesby ve Percy’nin kafaları kesilir. Kesik kafaların tıbbi araştırmalar için kullanılması istenilir, ancak fırsattan istifade Catesby’nin kafası bir kazığa geçirilir ve Parlamento Binası’nın yanına yerleştirilir. Catesby, başarısızlığını izlemek zorunda kalır. Guy Fawkes da dahil olmak üzere ekibin geri kalanları da bu süre içerisinde idam edilir.

Trajikomik bir başka nokta, Guy Fawkes’un idamı da planlanan gibi olmamıştır. İdam edileceği ipe doğru yürürken merdivenden atlamış ve boynunu kırarak kendi ölümünü seçmiştir.

1606 yılından itibaren, her 5 Kasım’da Birleşik Krallık’ta kutlamalar yapılır. O gece patlamamış patlayıcıları temsilen havai fişekler atılır, Guy Fawkes kuklaları ateşe atılır, ve V for Vendetta ile birçok kişinin duyduğu sözler söylenir:

“Remember, remember, the fifth of November
Gunpowder treason and plot
We see no reason
Why Gunpowder treason
Should ever be forgot….”

“Hatırla, hatırla, 5 Kasım gününü hatırla 
Patlamayı, ihâneti ve komployu.
Bu ihâneti unutmak için hiçbir neden bulamıyorum.”

18. yüzyılın sonlarında, küçük çocukların bu eğlenceler sırasında Guy Fawkes maskesi takıp para istemesiyle başlayan maskenin macerası giderek büyür, 5 Kasım, Guy Fawkes Night olarak kutlanmaya başlanır.

Guy Fawkes ve Barut Komplosu’nun arkaplanı bu olsa da, üzerine düşünülmesi gereken 2 nokta var.

Birincisi, neden Guy Fawkes’un yüzünün Barut Komplosu’nun yüzü olduğunu bilmememiz. Robert Catesby, tüm komployu planladığı, ekibin lideri olduğu, hatta mektup öğrenildiği an planda değişikliğe gitmeyerek komplonun çökmesindeki en büyük paya sahip olduğu halde, bu terörist eylemin en bilinen ismi kilerde yakalanan Guy Fawkes oluyor, Robert Catesby ismi ise daha derinde kalıyor.

İkinci olarak, V for Vendetta filminin, bize bu maskeyi tanıtma şekli.

1982’de, Watchmen, The Killing Joke gibi başyapıt çizgi romanların yazarı Alan Moore tarafından kaleme alınan V for Vendetta için, illüstratör David Lloyd

Neden biz onu kağıttan bir maske, bir pelerin ve konik şapka ile dirilmiş bir Guy Fawkes olarak betimlemiyoruz? Çok tuhaf görünürdü ve ona yıllardır hakkettiği Guy Fawkes imajını verirdi. Her 5 Kasım günü onu yakmak yerine Parlamento’yu havaya uçurma teşebbüsünü kutlamalıyız!

notunu bırakıyor, ve 2005 yılında gösterime giren filmdeki V for Vendetta bu şekilde oluşuyor.

İtalyanca “intikam” anlamında gelen “vendetta” kelimesinden ve V harfinin bu kadar vurgulanmasından bu kadar yola çıkarsak, “V” karakteri hepimizin bildiği, ilk 1919‘da çizilen “Zorro” adlı karakterin anarşist görüşteki bir kopyasından farksız kalıyor.

V for Vendetta“, aktif direniş ve anarşizmi zaten tabanı iyi olan bir kurguya ve iyi görsellere oturtunca, Guy Fawkes’un suratının değeri de arttıkça arttı. Gerçek hayatta da V’ye özenerek bu ideoloji ve metodolojileri uygulamayı amaçlayan gruplarca, protestolarda, veya aslında sistem baskısından ölümüne korkmaları sebebiyle gerçek yüzünü, Katolik bir teröristin plastik suratına tercih edenler tarafından kullanılmaya başlandı.

Yazının sonlarına gelirken, V’nin meşhur sözüne bakalım:

“Bu maskenin ardında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var; ve fikirlere kurşun işlemez.”

Maskenin Guy Fawkes olduğunu bir daha düşündüğümüzde, maskenin ardında olan fikir Robert Catesby, vurularak öldürülüyor.

Geriye de sadece maskelenmiş her düşüncenin haklı olduğunu sananlar ve yüzlerce kişiyi öldürecek bir bombalı saldırıyı unutmamak için söylenen bir şiiri her 5 Kasım’da sosyal medyada paylaşarak film izlediğini, toplumdan geri kalmadığını göstermek isteyenler kalıyor.

Fikirler içinde sürüklenirken hareket ettiği için gurur duyanlar, maalesef Barut Komplosu’nun ruhunu günümüzde yaşatmayı bile başaramıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here