Ayrıldığımız gündü.
Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı, her şey bambaşka
görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
“Biliyor musun ” dedin. “Sen neye benziyorsun biliyor musun?”
Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç, hem keder veren
gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
Sis ışığa çıkmıştı. Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye
benzeyen derin bir korkuyla.
“Neye?” dedim,yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar
gibi,”Neye?”
“Bilardo toplarına.”
“Neden?” dedim.
“Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da
ondan…”
Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi
birbirimizden uzaklaştırmaya.
Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
Sonra iki arkadaşım geldi,birinin omzunda ağladım,hangisiydi
şimdi
hatırlamıyorum. Sonra birlikte başka bir kente gittik,anlarsın ayrılığın
ilk
günlerinde o eve katlanamazdım, sonra ben başka aşklara, sonra başka
evlerin
duvarlarına başka takvimler aştım
Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor
kulaklarımda
ardından bilardo topları
dağılıyor dört bir yana
Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
bir daha
bir daha

Hassas ve edilgen bir insanın, kendisi hakkında sevgilisinin yaptığı bir belirlemeyi, hayatının geri kalanında bir yara izi gibi taşımasını anlatır Bilardo Topları adlı Murathan Mungan’ın şiiri. Şiir, bir ilişkinin bitmeye yaklaşmış zamanlarına, sonlarına ve ardından şiir kişisinin duygularına odaklanır.

Anlamsal ve biçimsel açıdan incelendiğinde, Bilardo Topları üç bölüme ayrılabilir. Şiirin birinci dizesinden on sekizinci dizeye kadar kısmın birinci bölümü, on dokuzuncu dizeden yirmi beşinci dizeye kadar olan kısmın ikinci bölümü, yirmi altıncı dizeden otuzuncu dizeye kadar olan kısmın ise son bölümü oluşturduğu söylenebilir.

“Ayrıldığımız gündü.” dizesi ile başlayan birinci bölüm; şiirde bahsedilen ilişkinin sona erdiği günü anlatmaktadır. Olayların geçtiği mekan olan mutfak, “soğuk ışıklı” olarak tanımlanmış, bu yolla ayrılma gününün şiir kişisinin zihninde yarattığı olumsuz, esenliksiz çağrışımlar yansıtmıştır. Birinci bölümde “bilardo topları” imgesi, şiir kişisinin sevgilisinin, şiir kişisi hakkında yaptığı benzetme olarak karşımıza ilk kez çıkar. İki sevgilinin ayrılmasından hemen önce yapılan, dolayısıyla ilişkiyi sonlandırma sözleri niteliği taşıyan bir konuşma esnasında, şiir kişisini tanımlamak için kullanılan bilardo topu, edilgenliği, savrulmayı ve kendi kararlarını verememeyi çağrıştırır. Bilardo toplarını yönlendiren ıstakadır. Sevgilinin bu benzetmeyi yaparken takındığı kederli, düşünceli aynı zamanda rahatlamış yüz ifadesi, onun bu konu üzerinde uzun zamandır kafa yorduğunu göstermektedir. Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç hem de keder veren/gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı” dizesi ile, ayrılığın nedenlerinden birinin şiir kişisinin edilgen, kendi kararlarını verme yetisinden uzak kişiliği olduğu açıktır.

Birinci bölümde yansıtılan bir başka nokta ise, iki sevgilinin arasındaki iletişimsizliktir. Öyle ki yan yanayken yalnız hissedecek kadar kopmuşlardır birbirlerinden aslında: “”Neye?” dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar/gibi, “Neye?”” Şiir kişisi ile “sen” öznesinin arasındaki iletişimsizlik ve kopukluğu destekleyen dizelerden bir başkası da: “Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi/ birbirimizden uzaklaştırmaya. Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.” dizeleridir. Uçurum ve derinleşen sessizlik imgeleri, bu konuşmanın “sen” öznesinin ayrılmadan önce ettiği son sözler olması, ikili arasındaki iletişimsizliği ve kopukluğu açıkça ortaya koyar.

Şiirin ikinci bölümü, şiir kişisinin ayrılık sonrası hissettiklerine ve davranışlarına odaklanmıştır. Şiir kişisinin sen öznesinden ayrıldıktan sonra arkadaşının omzunda ağlaması, onun duygusal ve hassas yönünü göstermektedir. Bilardo topu, ağır ve az hareket eden bir toptur, bir yere çarptıktan sonra kısa bir süre yuvarlanır ve durur. Bu yönüyle, bir arkadaşın omzunda ağlama eylemi, bilardo topu benzetmesi ile uyumludur. Daha sonra ayrılığın sebep olduğu acıyı atlatmak için eski evinden kaçarak başka bir kente kısa süreliğine gitmesi de bilardo topunun ıstaka tarafından vurulduktan sonra savruluşunu anımsatır. Bölümün en son dizeleri: “(…)sonra ben başka aşklara, sonra başka/ evlerin duvarlarına başka takvimler astım” ayrılığın aradan geçen uzun zamanı anlatmakla beraber, aynı zamanda şiir kişisinin edilgen, her ıstaka darbesiyle savrulan kişiliği ile ilintilidir. Başka evlerin duvarlarına takvimler asmak, her ilişkide şiir kişisinin düzenini değiştirdiğini göstermektedir.

Şiirin son bölümü, şimdiki zamana döner ve şiir kişisinin ayrılığı ne kadar atlatabildiğini anlatır. Bölümün ilk dizesi olan: “Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor” şiir kişisinin yaptıkları son konuşmanın etkisinden aslında tam olarak hiç çıkamadığını kanıtlar. Bununla birlikte her ayrılığın bir başka savruluş olduğunu ifade eder. Aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen, ayrılık anısının şiir kişisinin zihninde son derece canlı olması, şiir kişisinin, “sen’’ öznesi tarafından yapılan ‘’Bilardo topları’’ benzetmesine verdiği değeri açıkça ortaya koymaktadır.

Şiir, serbest ölçü ile yazılmıştır. Bir anlatım tekniği olan diyaloglardan yararlanılmıştır. Şiir kişisi ile “sen’’ öznesinin arasındaki konuşmalar tırnak içinde ve günlük konuşma diline çok yakın bir anlatım verilmiştir. “Sen’’ öznesi ile konuşuyormuşçasına yazılan şiirde, noktalama işaretlerinin de kullanılıyor olması ve anlamın dize sonunda bitmemesi, kimi zaman bir dizede yalnızca bir sözcüğün olması da, şiire bir düz yazı havası katmıştır. “düşmeye / benzeyen bir korkuyla/ ‘’Neye?’’ dedim (…)”

Şiirin birinci ve ikinci bölümlerinde –di’li geçmiş zaman kullanılarak öyküleyici anlatım biçimi ilişkinin geçmiş gündemini anlatırken, üçünce bölümde şimdiki zamana geçilmiştir.

Ayrıldıktan sonra şiir kişisinin hislerine odaklanan ikinci bölümde “sonra’’ sözcüğünün dört kez kullanılması aslında bir bakıma “önce’’ye yani ayrılık anına verilen önemi dolaylı yoldan yansıtmaktadır.

Murathan Mungan, Bilardo Topları isimli şiirinde, yaşadığı ayrılığı bir türlü unutamayan, yaşamın önüne çıkardığı her zorlukta savrulan, edilgen şiir kişisinin geçmişini ve bugününü anlatır. Şiirde, şiir kişisinin ayrılma günlerine verdiği değerin üzerinde özel olarak durulmuştur. Samimi ve akıcı bir dille yazılmış olan şiire adını veren “bilardo topları’’ imgesi şiir kişisinin karakteri ile özdeşleştirilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here