Son yılların en başarılı dizilerinden olan Game Of Thrones’un henüz ilk bölümünün yayımlanması ile, açılış müziği hepimizi kendi içine çekmiştir. Daha dizi başlamadan atmosferine adapte olmamızı sağlayan bu müzik ve sonrasında dinleyeceğimiz onlarca bestenin sahibi ise, bir deha olarak görülen Ramin Djawadi’dir.

ramin djawadi ile ilgili görsel sonucu

Alman baba ve İranlı annenin 19 Temmuz 1974 yılında, Almanya’nın Duisburg şehrinde dünyaya getirdiği bu yetenekli müzisyen, henüz 4 yaşındayken org ile hayatı boyunca sürecek olan müzik serüvenine giriş yapmıştır. Kendisi 13 yaşında gitarla tanışmasıyla müzikle ilgilenme konusunda ciddileştiğini ve müziklerini Elmer Bernstein’ın yaptığı The Magnificent Seven‘la birlikte içinde bir şeylerin tetiklendiğini söylemektedir. 1998 yılında Berklee Müzik Koleji’nden üstün başarıyla mezun olduktan sonra, film/dizi besteciliğinin baş tacı olan Hans Zimmer tarafından keşfedilmiştir. Hans Zimmer’ın şirketi Remote Control Productions’ta çalışmaya başlamış ve burada ismini tüm dünyaya duyurmuştur.

Ramin Djawadi ilk olarak, David S. Goyer’ın yönetmenliğini yaptığı Blade: Trinity’nin müziklerini yaptıktan sonra, Govyer ile çalışmaya devam etmiş ve yine Govyer’ın yönettiği gerilim filmi olan The Unborn’un müziklerini yapmıştır. İstikrarlı başarısı onu sevilen dizi Prison Break’in jenerik müziğini bestelemeye kadar götürmüştür. Bu jeneriği ile ilk kez Emmy Ödüllerine aday gösterilmiştir. David S. Goyer ile yolları hala devam etmekte olan ve Goyer’ın yapımcılığını üstlendiği FlashForward dizisinin müziklerini yapan Djawadi, ikinci kez Emmy Ödülleri’ne aday gösterilmiştir. Daha sonra Mr. Brooks filmine yaptığı müzikle Word Soundtrack Awards‘da, ‘Discovery of the Year’ kategorisinde bir adaylık almıştır.

2008 yılı Ramin için oldukça etkin bir yıl olmuştur. Iron Man ve Deception filmlerinin müziklerinin ve 2006 yılında müziklerini yaptığı Open Season filminin ikincisinin de müziklerinin yapımını üstlenmiştir. Ramin Djawadi, ayrıca Medal Of Honor isimli oyunun müziklerini de yaparak ilk kez bir oyunun müziklerini yapmıştır.

ramin djawadi game of thrones ile ilgili görsel sonucu

Bu sıralarda diziler için de beste yapmaya devam eden Ramin Djawadi, Game of Thrones’un müziklerini yapmaya başlamıştır. 8 yıl sürecek olan bu proje, onun birçok Emmy Ödülü Adaylığı’na ve birtakım uluslararası ödüllere layık görülmesini sağlayacaktı.

Ramin Djawadi’ye göre Game Of Thrones’un jeneriği için en zor aşama, dizi için doğru tonu bulmak olmuş. Ortaya “Evet bu Game Of Thrones!” dedirtecek bir beste çıkması gerekliymiş. Dizinin müziklerini bestelenmeye başladığında izleyicinin kafasının karışmaması gerekiyormuş ve bu yüzden kasıtlı olarak bazı karakterlere tema müziği eklenmemiş. Örneğin dizinin ilk sezonunda önemli bir rolü olmadığı için Theon veya Greyjoy temaları yokmuş. Arya içinse Stark teması kullanılmış, kendine özel bir tema müziği eklenmemiş. Bunlara rağmen, sadece ilk sezonda, ileriki sezonlarda da zaman zaman duyacağımız 29 beste yapılmış.

Ramin Djawadi, Game of Thrones projesi süresince “Kullanmadığımız enstrüman kaldı mı?” sorusuna bolca güldüklerini söylüyor. Ramin, bestelerinde orkestra enstrümanlarının çoğunu kullanmış. Yaylılar, kornolar, trombonlar, perküsyon… Yabaniler içinse didgeridoo kullanmış. Bu enstrümanın ilginç ve farklı olduğunu düşünüyormuş. Dothrak’lar içinse Ermeni Düdüğü kullanılmış. Ermeni Düdüğü, temelde bir obuanın etkin versiyonu gibi bir şey. Bunun Dothrak’lara yakışacağını düşünmüş.

ramin djawadi studio ile ilgili görsel sonucu

Ramin Djawadi, bir sahne üzerinde çalışmaya başladığında, besteye kalkışmadan önce o sahneyi izlermiş. Kafasında temposunu duymaya çalışır ve onu bulduğunda beste yapmaya koyulurmuş. Besteleme aşamasını, genelde tek bir enstrümanla yazmaya başlarmış. Bu bir piyano ya da yaylı pedi olurmuş. Sahnenin genel hatlarını çıkarır ve hissettiği zaman şekil verirmiş. Sonra da sahnenin aranjmanına ve orkestrasyonuna başlarmış ve farklı enstrümanlar eklemeye koyulurmuş. Bölümün montajı bitene kadar, yazdığı şeyler bilgisayarda dijital olarak dururmuş ve videonun işi bitince gerçek müzisyenlerle onları kaydetmeye başlarmış. Ramin’e göre, bu işin en büyük ödülü ise, bestelerini iyi müzisyenlerle kaydedebilmek. Game of Thrones projesi ilerlerken Ramin, bolca setlere gider ve oyuncularla görüşürmüş. Bunları yapmak ona ilham verirmiş. Setlere gidip, çekimi kenardan izleyip, stüdyoya döndüğünde beste yapmaya başlıyormuş.

Normalde Ramin bestelemeye başlarken bir piyano kullanırmış. Fakat Ramin, Game of Thrones müziklerini bestelerken 6. Sezon 10. bölüme kadar hiçbir bestesinde piyano sesi kullanmamış. Ramin, piyano sesini bu bölüme saklayarak seyirciye “Dur bakalım. Bu enstrümanı daha önce hiç duymadık. Bir terslik var!” dedirtmeyi hedeflemiş. Cersei’nin 6. Sezon 10. bölümdeki planı başlarken piyano sesini ilk defa duyuşumuz, bize büyük bir olayın gerçekleşeceğini çok da güzel haber vermişti. Beste minimal olarak başlıyor ve yavaş yavaş yükseliyordu. 6,5 – 7 dakikalık bu şarkıdan hemen sonra gelen unsur, şarkı söyleyen iki çocuktu. Elleri bıçaklı çocukları gördüğümüzde ve Pycelle bıçaklandığında ise işin içine bir org katılıyor ve koro başlıyordu. İşte o zaman bir sonraki bir sonraki adım atılıyor ve “Her şey ters gidiyor.” diye düşünüyor seyirci. Bu aşamada parça yükselmeye başlıyor, daha fazla enstrüman giriyor ve org çalmaya devam ediyor. Parçaya en son katılan şey ise Game Of Thrones’un jenerik müziği. Bu da adeta 6 sezondur izlediğimiz bu dizinin nerelere geldiğini belli ediyor.

Ramin, o zamanlarda Game of Thrones’un her sene daha fazla geliştiğini ve müziğinin geri kalmaması için daha fazla çalıştığını söylemiş. Bizlere göre de yaptığı her çalışmada müzikleri istenen etkiyi fazlasıyla verdi.

Yazarın Notu: Bu arada Ramin, Game of Thrones’un müziklerini yapmaya devam ederken, yine HBO’nun yaptığı Westworld‘ün de müziklerini yapmıştır ki onlarda en az Game of Thrones’unkiler kadar tüyler ürperticidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here