Evet… Bugün öveceğiz dostlar. 2019’da çoğu insan tarafından “yılın sürprizi” diye tanımlanan Control’u ilk çıktığı zamanlar oynamayı bayağı istiyordum. Fakat başka oyunlara yelken açmamdan mı, yoksa o dönem meşgul olduğundan dolayı mı bilmiyorum oyunu bir türlü alamadım. Darısı 2 hafta önceye, incelemesi ise bugüne kısmetmiş.

Oyunun yapımcısı olan Remedy’nin eskiden imza attığı oyunlar da aslında bilinen ve bazıları klasiklerden oluşan yapımlar; Max Payne 1&2, Alan Wake ve Quantum Break. Max Payne 1 ve 2 zaten devrim niteliğinde, hem medya, hem de oyuncular tarafından övgü ile bahsedilen oyunlar. Alan Wake de belli bir kesim sevene sahip, Quantum Break ise beklenen sükseyi gösterememişti. Evet şimdi diyeceğim şeyden sonra Sen nasıl oyuncusun, nasıl oynamazsın!” diye kızabilirsiniz. Çünkü bu bahsettiğim oyunlardan hiçbirini oynamadım. Biliyorum biliyorum, o yüzden yorum yapamıyorum. Bu uzunca giriş bölümünü bir kenara bırakıp incelemeye girişelim.

Control’un hikayesini tanımlamak bayağı zor olsa gerek. Çünkü şaşırtıcı bir biçimde bu oyun, Souls oyunlarının hikaye anlatım tarzını kullanıyor. Belirli bir olay var, belli başlı şeyler bize anlatılıyor, fakat altı doldurulmuyor. Oyun bizden; belirli eşyalardan, karakterlerden, düşmanlardan öğrendiklerimizle hikayeyi bizim yorumlamamızı istiyor. Evet Control loru hayırlı uğurlu olsun, bilmediklerinizi öğrenebileceğiniz, oyunun adına hayranlar tarafından açılmış bir site var. İşte ben bu anlatım stilini gerçekten sevemiyorum. Benim hikayeden anladığım Hiss adı verilen varlıkların ele geçirdiği FBC’nin başkanı, bu olaylar sırasında garip bir silah ile intihar eder. Tam bu sıralarda ise ana karakterimiz Jesse, yıllardır görmediği kardeşini bulmak için FBC binasına gelir. Binaya geldiğinde ne olup bittiğini anlamaya çalıştığı sırada başkan odasına giren Jesse, Başkan’ın intihar ettiği silahı eline alınca birden FBC yöneticisi olur.” şeklinde. Daha sonrası felaket zaten, oyun boyunca “Ne oluyor ya?” cümlesini çokça kullandım.

Oyunu sevmemde ki en büyük etmene gelelim, oynanışa. Control’un oynanış mekanikleri gördüklerim arasındaki en akıcılardan. Ha şunu söyleyeyim, oyunun başlarında oynanış beni pek tatmin edememişti. Fakat bin bir türlü özellik, silah modu, yetenek kazanınca o kadar eğlenceli bir hal aldı ki… Hele havada süzülürken patlayıcı bir cismi çekip, düşmana fırlatmak… Bazen canileştiğimi düşünüyorum. Oyunun Souls-like olduğunu söylemiştim. Dark Souls’daki bonfire sistemini bu oyunda “kontrol noktaları” alıyor. Bu bölgede challenge odaklı görevleri seçebiliyor, silahınızı geliştirebiliyor, yetenek ağacında karakterinizin güçlerini geliştirebiliyorsunuz. Ve en önemli olay, hızlı seyahat yapabiliyorsunuz. Bu oyunda hızlı seyahat olması çok güzel bir eklenti, nedeni ise oyunun minik açık dünyasında bölgelere farklı farklı gidiş yolları olduğundan haritayı tam hatırlamamak normal. Bunun için hızlı seyahat olması güzel. Oyunda bir zorluk seçeneği yok, ki bu Souls-like bir oyun için olması gereken bir şey. Bu tür oyunlarda zorluğu çıkarınca bir anlamı kalmıyor. Zorluk olunca ne olacağını bilememe korkusu biz oyuncuları her zaman diken üstünde tutuyor. Control zor bir oyun değil belki, ama güçlü atmosferle ister istemez geriliyorsunuz.

Peki görevler nasıl? Ana hikaye görevleri aslında sunum açısından, yeni bölgeleri tanıtma açısından iyiler. Hatta son bölümlere doğru görev dizaynları bayağı iyileşiyor. Control, ilk başlarda görev dizaynı olarak da sığ bir oyun. Fakat sabır, her şeyin arkasında bir şey olduğunu bizlere gösteriyor. Cümleye bak be… Bir bölümde arkada çalan müzik eşliğinde aksiyona girişmek gerçekten çok tatmin ediciydi.

Benim asıl beğendiğim yan görevlere gelirsek. Yapımcı abiler gerçekten düşünmüş ve kaliteli yan görevler de eklemiş oyuna. Yani yan görevlerde birbirinden benzersiz 5 farklı boss ile kapışabiliyorsunuz. Challenge odaklı görevlerin ise zaman öldürmek için konulduğunu düşünüyorum. Playstation 4’te platin kupaya kastığım için oyunun inciğini cinciğini oynadım. Ve challenge odaklı görevler tam bir işkence.

Teknik açılara gelirsek; görseller bazı noktalarda inanılmaz iyi oluyor bazı anlarda da güzel grafikler sunmayı ihmal etmiyor. Oyun Playstation 4 için iyi cilalanmamış. Oyunu durdurup tekrar açtığımda 4-5 saniyelik donmalar meydana geliyor. Yani oyunun fps seviyesi düşebiliyor. Ah bu oyunu bilgisayarda oynamak vardı… Karakter modellemeleri pek iyi değil. Müziklere gelecek olursak, oyunda radyoda çalan müzik ve ana görevlerden birinde çalan müzik harici maalesef diğerleri sınıfta kalıyor. Ses kullanımı atmosferi sağlamakta çok başarılı.

İşte bu kadar, unuttuğum bir şey yoktur umarım. Control gerçekten 2019 yılının sürpriz ve 2019 listem tamamlandığında üst sıralarda yer alacak bir oyun. Keyifli bir aksiyon oyunu arıyorsanız ve yeni bir oyun olsun istiyorsanız Control ilk tercihlerinizden biri olabilir.
Oyunun Puanı: 85/100

PUANLAMA SİSTEMİM
• 90-99 = Başyapıt
• 85-89 = Çok iyi
• 80-84 = Çok iyi ve iyi melezi
• 75-79 = İyi
• 70-74 = Hmm
• 60-69 = Mehh
• 50-59 = Kötü
• 0-49 = Çöp

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here