Progresif terimi; 60-70’li yıllarda Rock müziğe adapte oldu. 80’lerden itibaren de Metal tarzında birbirinden harika işler çıkaran grupların adaptasyonuyla Progresif Metal tarzı gelişti. Bu tarz hakkında gruplar üzerinden ilerleyerek fikir edinmeden önce gelin “progresif” terimine ve bunun müziğe nasıl adapte olduğuna bakalım:

Tıp dilinde de kullanılan “Progresif” kelimesi, Latince kökenliProgressive” teriminden dilimize geçmiş olup; “ilerleyen, ilerleyici, sürekli ilerleyen” anlamları taşımaktadır. Tabii ki Beatles‘a kadar dayanan bu adaptasyon sürecinde, sanatçıların böyle bir terimden veya yaptıkları işlere zamanla böyle bir isim konulacağından haberleri yoktu.

60-70’li yıllarda Beatles ve Led Zeppelin gibi gruplarla başlayarak Rock grupları, bir standart haline gelmiş 4/4’lük ritim kalıplarının dışına çıkıp, bestelerini geliştirmeye odaklandılar. Daha sonra Rush grubunun öncülüğünde; ilk önce ritim kalıbını değiştirmekle başlayan bu denemeler zamanla; aynı şarkıda birden fazla ritim kalıbı kullanma, daha dolu ve çeşitli partisyonlar yazma, şarkılarda daha komplike riff ve melodiler kullanma olarak üzerine yeni şeyler eklenerek bambaşka bir hal aldı. Rush ile aynı yıllarda King Crimson, Marillion, Genesis ve Pink Floyd gibi gruplar, progresif rock tarzını benimsediler. Zamanla bu tarza odaklı gruplar olmasalar da, Iron Maiden ve Megadeth gibi gruplar aynı şeyleri daha Metal tonlarıyla deneyerek Progresif Metal’in oluşumunda büyük rol oynadılar.

Zamanla bu denemeler tam oturaklı bir hale getirilip artınca, gruplar artık böyle devam ettikçe ve hatta direkt bu çeşit gruplar türemeye başlayınca, bilinen gruplarla aynı tanım yapılmamaya başlandı. Artık alışılmadık şeyler üreten grupları ayırt edici bir tanıma ihtiyaç vardı ve bu şekilde Progresif terimi tarz isimlerine eklendi.

Artık insanlar; farklı ritim kalıpları, daha çeşitli enstrümanlar, başladığından bitene kadar birçok kez değişim gösteren şarkıları tanıdılar ve bunu üretip, üzerine daha fazla şey katmayı hedeflediler. Progresif rock olarak isimlendirilen gruplar vardı, bu tarza evrilen gruplar vardı ama insanlar daha metal tonlarının bulunduğu progresif tarzları o kadar iyi tanımıyorlardı ve bunu yapıp geliştirmek istediler.

Progresif Metal’in serüveni 80’li yıllarda Queensryche, Fates Warning, Dream Theater gibi öncü gruplarla başladı. 90’lı yıllarda Symphony X ve günümüzde hala düzenli olarak albüm çıkarıp turneye çıkan Pain of Salvation, Katatonia, Coheed and Cambria, Porcupine Tree, Opeth, Leprous gibi gruplarla çeşitli şekillerde gelişti.

Üstelik canlı dinlemek isterseniz Katatonia ve Leprous grupları şubat ayında Türkiye’ye geliyorlar!

Hem bu tarz hakkında fikir edinmeniz için, hemde bahsi geçen grupları tanıman için birer şarkılarını sizinle paylaşayım. İlk defa karşılaştığınız bir tarz ise baştan uyarımı yapayım, alıştığınızdan çok daha uzun şarkılarla karşılaşabilirsiniz. Bu da işin cilvesi diyelim ve önerilere geçelim.

Rush – Tom Sawyer

King Crimson – Starless

Marillion – Script For A Jester’s Tear

Genesis – Firth of Firth

Pink Floyd – Echoes 

Queensryche – Best I Can

Fates Warning – Guardian

Dream Theater – Dance Of Eternity

Hazır bunu eklemiş ve sizi progresif metal hakkında bilgilendirmeyi amaçlarken, grubun davulcusunun şarkının ritmini saydığı eğlenceli videoyu da sizlerle paylaşayım.

Symphony X – The Odyssey

Opeth – Deliverance

Pain of Salvation – Scarsick

Katatonia – Lethean

Leprous – From The Flame

Coheed and Cambria- In Keeping Secrets of Silent Earth: 3

Porcupine Tree – Anesthetize 

Tabii ki saysak bitiremeyeceğimiz kadar fazla örneği var ve belki de “Bu gruptan önere önere bunu mu önerdiniz?” diyeceksiniz. Güzel önerilerinizi hem benimle, hem de diğer okuyucularla paylaşmak için yorum kısmına yazabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here