Kitap okumayı seviyor musunuz? Öyleyse bu içeriği okurken kendi hayatınızdan parçalar bulmaya hazır olun! Arkadaşlarımın da yardımı ile “sadece kitap sevenlerin anlayabileceği durumları” derledim. Bu arada buraya tıklayarak “Kitap Okumanın Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 10 Faydası”, buraya tıklayarak “Reading Slump Nedir?” ve buraya tıklayarak ise “Çocuklara Kitap Okumayı Nasıl Sevdirebiliriz?” adlı yazılarımıza ulaşabilirsiniz.

Keyifli okumalar!

1.Üçüncü şahıs bakış açısı ile yazılmış kitaplarda kendini anlatıcı gibi hissetmek ve hatta karakterlerin yanındaymışçasına kitabı okumak…

O kadar güzel bir his ki… Özellikle bazı yazarlar kitabı yaşamamızı istiyormuşçasına su gibi akıp giden anlatımlarıyla olayların içine çekiyor bizleri…

2.Kitaba başlamadan önce son cümleyi okuyup nasıl biteceğini tahmin etmeye çalışmak…

“Spoiler yer miyim acaba?” diyerek korka korka açarsın son sayfayı, kısık gözlerle şöyle bir okuyup kapatırsın hemen…

3.Kitabın istemediğin bir son ile biteceğini anladığında okuma hevesinin kaçması…

Aynı şeyi dizi izlerken de sık sık yaşıyorum… Üzücü 🙁

4.Kitabın geçtiği mekanlara gitme isteği…

Keşke her kitap için imkanımız olsa da onların gezdiği yerleri hayal etmekle kalmayıp birde gezebilsek… “Bak tam burada oturmuştu, tam şuraya bakmıştı, şuranın önünde durmuştu” diyebilsek elimizle işaret ederek…

5.Kitaptaki karakterlerin yerine kendini koymak…

Özellikle kitap karakterlerinden birini kendine yakın bulmuşsan, onda kendini ya da hayallerini görüyorsan bunun olması hiçte imkansız değil. Kimi zaman istemsiz olarak gerçekleşen bu olayın birde çevremizdeki insanları kitap karakterlerinin yerine koyduğumuz versiyonu vardır. Fazlasıyla eğlenceli bir olay.

6.Gerçek dünyada kitap karakterleri ile karşılaşmayı beklemek…

Bazen o kadar tatlı, naif, ihtiyaç duyduğumuz, bizi tamamlayacağına inandığımız insanlar ile tanışıyoruz ki kitaplarda… İnsan “Keşke yanımda olsa” demeden edemiyor…

7.Kitabı ödünç vermekten korkmak…

Lütfen bizlere kızmayın çünkü haklı sebeplerimiz var… Bu gözler neler gördü bir bilseniz… Sayfa kıyısını kıvırıp ayraç olarak kullananlar, bardak altlığı yapanlar, bükerek okuyanlar, kitabı alıp geri vermeyenler… Şey ya zaten bizdeki kitapların hiçbiri bize ait değil, teyzemizin komşusunun görümcesinden ödünç aldık… Emanet onlar…

8.Kitabı okurken verilen sıra dışı tepkiler ve çevremizde bizi izleyen insanların endişeli bakışları…

Her ne kadar yakınlarınız bu duruma alışık olsa da sizi tanımayanlar için biraz garip olabilir. Ağzınızı açık bırakan ters köşeler, yorgan tekmeletecek romantizmler, kendi kendinize söylenmenize sebep olacak sinir bozucu anlar, ağlatan dramlar, sırıtmanıza sebep olacak komediler… Evet, dışarıdan bakılınca tuhaf…  Kabul ediyoruz ve sizleri de kitap okumaya davet ediyoruz efendim~

9.Kitaplığında okumadığın birçok kitap olmasına rağmen yenilerini almaktan alıkoyamazsın kendini…

Allah’ım nasıl bir döngüdür o?! Vicdan azabı çekmek ile müthiş bir mutluluk hissi arasında sıkışıp kalırsın.

10.Peki, yapman gereken sorumluluklara rağmen “Bir bölüm daha okuyayım ya “ döngüsüne ne dersiniz?

Sabah erken kalkman gereklidir, yemek yemen gerekiyordur, ödevlerin/tamamlaman gereken işlerin seni bekliyordur… “Bir kerede siz beni bekleyin” demek isterdim ama maalesef… Gerçek dünyaya hoş(?!)geldiniz!

11.Okuduğunuz kitabı günlük sorumluluklar nedeni ile yarım bırakmak zorunda kaldığınızda tüm gün kalp kırıklığı ve hatta bir parça öfke hissedersiniz…

Aklınız tüm gün orada kalır ve bu durum ister istemez huysuzlanmanıza sebep olur… Birde bunun daha sinir bozucu olan gereksiz yere okumanızın bölündüğü anların olduğu versiyonu vardır. Bölen kişiye geçmiş olsunlarımızı iletiyoruz…

12.Bir arkadaşına sevdiğin kitabı önerdiğinde uzun süre okumazsa içten içe biraz kırılıyor insan…

Ama ne yapalım elimizde değil… Kitap senin de hayatına dokunsun istiyoruz demek ki, konuşalım istiyoruz bol bol…

13.Dağılmış bir kitaplığı toplamaktan zevk alıyoruz, evet…

Normalde düzenli biri olmasa bile o kitaplığı öyle görmeye dayanamaz insan… Hatta bir sır vereyim mi? Kitaplığı düzeltmemiz için dağılmasına hiç gerek yok…

14.Kitap almayacak/alamayacak olman kitapçılara girip gezmeyeceğin anlamına gelmez…

Kitapçılara girip kitap incelemek en iyi stres atma listesinde birinciliğe oynar…

15.Kütüphanede ya da kitapçıda gezerken “ömrüm hepsini okuyabilmem için çok kısa” farkındalığı…

Derin bir hüzün ve günlük hayata devam ediş…

16.Bir başkasını çok sevdiğiniz kitabı okurken gördüğünüzde içinizde oluşan tarif edilemez mutluluk hissi…

Eğer bu kişi tanıdığınız biriyse kitabı bitirdikten sonra konuşmak için günleri sayarsınız…

17.Kitabı bitirdikten sonra, birde bilinen sonla tekrar okuma isteği…

Özellikle ters köşe ile biten kitaplarda tekrar okumaya karşı inanılmaz bir istek duyuyor insan… Ya da aşık olunan karakteri tekrar tekrar yaşama isteği… Zaten başka bir alternatifiniz de yoktur ona karşı, hayal kurmak dışında…

18.Çok sevdiğiniz kitabınızı her özlediğinizde rastgele bir sayfasını veya altını çizdiğiniz yerleri  açıp okumak…

Bazen kitaplığınızın önünden geçerken kendinize hakim olamaz ve kitaplarınızın sayfalarını çevirmeye başlarsınız. Özellikle altı çizili yerleri okumanın verdiği mutluluğu düşününce bile gülümsüyor insan.

19.Kitap bittikten sonra “Acaba şu an ne yapıyorlardır?” diye düşünmekten kendini alamamak…

Keşke kitaplar hiç bitmese diyor ve sıradaki madde ile bunu destekliyorum…

20.Kitap bittikten sonra devamı olsa nasıl olurdu diye uzun uzun kurgulamak…

Bu olay insanı uyutmuyor kardeşim… Alternatif birçok devam buluyorsun… Hayır yani sanki kitap hakkında düşünecek az şey varmış gibi birde bunu düşünüyoruz gece gece…

BONUS: Kitap okurken dinlenilen müzik, kitap bittikten sonra her dinlendiğinde kitabı anımsatır…

Özellikle kitap okurken müzik dinlemeyi sevenlerin sık sık yaşadığını düşünüyorum… O şarkıyı her dinleyişinizde kitabı açıp tekrar okuma isteğiyle kalbinizi doldurduğu bile oluyor…

Kitap ile kalın sevgili okurlar~

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here