Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag’da yer alan Vltava Nehri üzerinde bulunan Karlův Köprüsü (Karl Köprüsü yahut Charles Köprüsü olarak da bilinir.), bu şehirde yer alan en ünlü yapılardan biridir ve Astronomik Saat Kulesi ile birlikte Prag’ın bir sembolü haline gelmiştir. Ben de içeriğimin bu bölümünde size bu meşhur köprüden bahsetmek istiyorum.

Prag tarihinde de önemli bir yere sahip bu köprü, Kral IV. Karl tarafından yaptırılmıştır. Bu köprüden önce, 1158 yılının başlarında, yani Kral Vladislav II döneminde, Vlanta Nehri üzerinde tahta bir köprü inşa edilmiş ve bu köprüye en çok desteği veren Vladislav II’nin eşi olan Judith’in adı verilmiştir, yani Judith Köprüsü. Lakin Judith Köprüsü, 1342 yılında bir sel baskınında tahrip olmuş ve nehrin suları altında kalarak yıkılmıştır. Judith Köprüsü’nün yıkılmasının ardından ise şehrin iki yakasını birbirine bağlayacak yeni bir köprü gerekmiştir. Böylece Kral IV. Karl’ın emri ile St Vitus Katedrali‘nin yapımından sorumlu olan Alman mimar Peter Parler bu konuda görevlendirilmiştir. Bu köprünün yapımı ise 1357-1400 yılları arasında tamamlanmıştır. Yapıldığı dönemden 1742 yılına kadar da, Prag şehrinde nehir üzerinde yer alan tek köprüdür. Köprünün günümüzdeki adından önceki isimleri Kamanny Most ve Prazky Most olmuştur. 1870 yılında ise, günümüzdeki ismini almıştır.

Köprü, 515.8 metre uzunluğunda, 9.5 metre genişliğinde ve 13 metre yüksekliğinde olup, 16 adet kemerin üzerine oturtulmuştur. Köprü, Prag Kalesi ve Mala Strana ile Stare Mesto’yu birbirine bağlamaktadır. Başlangıcında ve bitişinde köprüyü korumak üzerine toplamda 3 adet kule bulunmaktadır. Bu kulelerden iki tanesi Lesser Qarter, üçüncüsü ise Old Town tarafındadır. Eski şehir tarafındaki kule (Eski Kasaba Köprü Kulesi olarak bilinir), dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanmaktadır. Köprü, mimari olarak kendi başına bir yapıt olmasının yanı sıra, üzerinde bulunan 30 heykelle de dikkat çekmektedir. Lakin heykellere geçmeden köprü hakkında söylenmesi gereken bir diğer şey ise, Otuz Yıl Savaşı’nın sonunda (1648), işgalci İsveçlilerin bu köprüde durdurulduğu ve ayrıca 1744 yılında Prusyalılar burada yenilgiye uğratıldığıdır.

Karl Köprüsü’nün üzerinde Barok tarzda toplamda 30 adet heykel bulunmaktadır. Lakin bu heykellerin hepsi replikadır ve orijinalleri Ulusal Galeri Lapidarium’da tutulmaktadır. Bu heykellerden en meşhuru Matthias Rauchmüller ve Jan Brokoff tarafından 1683 yılında yapılan Nepomuk’lu Aziz John’un Bronz Heykeli’dir. Bu azizin, kralın kendisini aldatan karısının günahlarını itiraf etmeyi reddettiği için şehit edildiği düşünülmektedir. Bu heykele dokunmanın şans getirdiğine inanılmaktadır. Ayrıca bu heykel, Karl Köprüsü üzerinde yapılan ilk heykeldir. Bu köprüde yer alan bir başka beğenilen eserse, 1710 yılında, Matthias Braun tarafından yapılan Aziz Lutgarde Heykeli‘dir. Heykel, kör Flaman rahibe Lutgarde’yi göstermektedir. Bu köprüde yer alan heykellerin en yenileri ise, Cyrill ve Methodius’dur. Bu iki heykelde Hristiyan misyonerler betimlenmektedir.

Avrupa’nın en güzel köprülerinden biri olan Karl Köprüsü’nün tadını doyasıya çıkarmak istiyorsanız, en güzel zamanın sabah gün doğumunda olduğunu söylemeliyim. Zira köprüde insan trafiği olmayan tek zaman bu… Gittiğinizde de mutlaka Nepomuk’lu Aziz John’un heykeline dokunmayı unutmayın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here