“Şiddetli hareket ve hareketsizliğin donduğu mükemmel beraberlik”

Antik Yunan’dan kalan ve Roma kopyası olmayan nadir sanat eserlerinden biri olan ve Louvre Müzesi’nde sergilenen ve “Nike of Samothrace” ismiyle bilinen Kanatlı Zafer Anıtı heykeli, Helenistik Yunan heykel anlayışının ikonu haline gelmiş bir eser. Nike’nin başsız bu heykelinin, heykel sanatı başta olmak üzere, Batı sanatının her dalını önemli oranda etkilediği düşünülmektedir. O yüzden bugün sizlere biraz bu heykelden ve Nike’den bahsedeceğiz.

Dünyanın en bilinen heykellerinden olan Nike için, Louvre Müzesi proje başkanı Ludovic Laugier “Heykelin Helenistik bir başyapıt olmasının yanı sıra üzerinde yapılan restorasyon çalışmaları nedeniyle 19. yüzyılın tarihsel sanat örneği olduğunu” söylemiştir.

Heykel Hakkında

Kanatlı Zafer Heykeli veya Kanatlı Zafer Anıtı, Yunan Mitolojisi’ndeki zafer tanrıçası Nike’nin M.Ö. 3. yüzyıldan kalma başsız mermer heykelidir. Semadirek Kanatlı Zaferi veya Semadirekli Nike olarak anılan heykel, 1884 yılından bu yana Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Heykelin kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Bu nedenle arkeologlar ve sanat tarihçileri bu heykelin yaşını, amacını ve konusunu tahmin etmek için kapsamlı araştırmalar yapmışlardır. Louvre’a göre; “Eser muhtemelen M.Ö. ikinci yüzyılın başlarında bir Yunan adası olan Rodos halkı tarafından yapıldı. Bu, yaratılışını Helenistik dönemin kalbine yerleştirir (M.ö 323 -31). Bu antik sanat hareketi, özellikle Kanatlı Zafer’in şekillendirdiği bir yaklaşım olan hareketli mitolojik konuların etkileyici heykelleri ile ünlüdür.”

Heykel 5.50 metre uzunluğunda olup, Yunan zafer tanrıçası Nike’yi tasvir etmektedir. Nike’nin elbisesi ıslak olup, rüzgardan savrularak vücuduna yapışmıştır. Kanatları gergin, bir bacağı diğerinden öndedir. Nike’nin bu pozisyonu sanat tarihçilerinin heykelin orijinalinde başı dik, ufuğa bakar halde olduğuna inanmasına yol açmaktadır. Ayrıca heykelin gövdesinin duruşundan yola çıkarak Nike’nin kollarının yukarıda yahut göğüs hizasında olduğu düşünülmektedir.

Heykelin Keşfi

Kanatlı Zafer, 1863 yılının Nisan ayında Fransız bir diplomat ve amatör arkeolog olan Charles Champoiseau tarafından Gökçeada’ya 37 km uzaklıktaki Samothraki (Türkçe Semadirek) adasında keşfedilmiştir. Heykelin temeli, gövdesi, bacakları ve sol kanadı bulunduktan sonra, heykel Louvre’a gönderilmiştir. Müze, heykelin sadece sol kanadı mevcut olduğundan, onu tamamlamak adına heykele sağ alçı kanadı eklemiştir, lakin bir baş ve kolları yeniden yaratmayı tercih edilmemiştir.

Champoiseau’nun parçalanmış heykeli buluşundan yaklaşık 90 yıl sonra, Avusturyalı arkeologlar Nike’nin sağ eli de dahil olmak üzere eksik parçalarını da ortaya çıkarmışlardır. Lakin heykel kolsuz olduğundan, Nike’nin eli vücuduna bağlanamamıştır. Yine de, Nike’nin elinin bulunması, sanat tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Zira bulunan elin açık olması, figürün aslen bir nesneyi kavradığına dair erken bir teoriyi desteklemiştir. Öte yandan avuç içinin açık olması ve iki adet uzanmış parmağı olması, Nike’nin hiçbir şey tutmadığını ve sadece birilerini selamladığı teorisinin de ileri sürülmesine neden olmuştur.

Zafer Tanrıçası Nike

Yunan mitolojisinde adı geçen Nike, zafer anlamına gelmektedir. Roma Mitolojisinde Victoria olarak da bilinmektedir. Tanrıça Nike Homeros’un destanlarında yer almasa da Hosiodos’a göre Pallas ve Okeanos’un kızı Styks’ten doğmuştur. Çok hızlı koşma ve uçma yeteneğine sahip, güzel bir kadın olan Nike, titan Pallas ile Styx’in kızı, Kratos (dayanıklılık), Bia (güç) ve Zelus’un (rekabet) kardeşidir. Olympos tanrılarından önceki kuşaktan olan Nike geç dönem söylencelerinde Pallas Athena’nın değişmez arkadaşı olarak tanımlanmaktadır. Oysa Nike ve çocuklarının hepsi, Zeus‘un eşleridir. Nike, Atina’da yalnızca tanrıça Athena’nın sıfatlarından birisi olmasına karşın, zamanla zaferin kişileştirilmiş formu olarak ortaya çıkmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here