Seri katiller arasında hayatı en sır dolu olanlardan biridir Belle Gunness. Çoğu kadın seri katilden farklı olarak zehirleyerek öldürmenin yanında, gücünü de kullanmaktan çekinmemiştir. Hadi, sırf para uğruna gitgide daha da canavarlaşan bu kadın hakkında konuşalım biraz.

Bu arada seri katil serimizin ilk içeriği olan, Elizabeth Bathory hakkında olan yazımızı “buraya” tıklayarak okuyabilirsiniz.

Çocukluğunda korku hikayeleri dinlemeyi seven, zaman zaman zalim ve egoist olan Belle, daha o zamanlarda birçok kişinin nefretini kazanmıştı. 50’li yaşlarında da değişmeyen Belle, çoğu zaman asık suratlı olmasına rağmen bazı erkeklerin dikkatini çekiyordu. Bu onun güçlü bir kadın olmasından kaynaklanıyor olabilirdi. Özellikle domuzları keserken satırı kullanış şekli hayretle izleniyordu.

Belle üç çocuğu ile La Porte’a taşındığında birçok insan onun gelişine sevinmişti. Çünkü Belle’in taşındığı çiftlik evi önceden genelev olarak kullanıyordu, Belle eve tadilat yapıp çeki düzen verince çevredeki halk oraya bir ailenin yerleşmesinden memnun olmuştu. Belle kısa bir süre sonra Peter Gunness adlı bir adamla evlendi. Bu Belle’in ikinci evliliğiydi. Fakat zavallı adam kısa bir süre sonra bir ev kazası sonucu hayatını kaybetmiş, Belle bunu çevresine üzüntüyle anlatmıştır.

Bu kazadan sonra çiftlik evine birçok yabancı erkek girip çıkmaya başlamış, La Porte’luları meraka düşürmüştü. Fakat eve gelenler yabancı olduğu ve bir süre sonra sessizce ortadan kaybolduğu için köylüler kimseden bir şey öğrenemiyordu. Sadece Ray Lamphere burada kalıcı bir iş bulmuş, kısa bir süre sonrada Belle’e aşık olmuştur. Bu yüzden çiftliğe girip çıkan erkeklerden rahatsız oluyor ve evin tek erkeği olmak istiyordu.

Belle bir gün gazeteye verdiği ilanlarından birinde –koca bulabilmek için gazeteye sık sık ilan veriyordu- Andrew Helgelein ile tanışıp, şairane mektuplarıyla onu evlenmeye ikna edince, Ray’i evden ve işten kovdu. Ray bütün siniriyle çiftlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kısa bir süre sonra ortadan kaybolan Andrew kimsenin dikkatini çekmedi. Ne de olsa La Porte’lular eve girip çıkan erkeklere alışmıştı. Belle ve çiftlik evi onlar için artık sıradan bir hal almıştı. Ta ki 1908 Nisan’ına kadar.

Bir sabah çiftlikte büyük bir yangın çıktı ve bütün ev küle dönüştü. Yangının birçok noktadan aynı anda başlamış olması, olayın bir kundaklama olduğunun düşünülmesine yetmişti.

Küllerin arasından dört ceset çıkarıldı. Üçü Belle’in çocuğuna aitti. Diğer cesedin ise kafası yoktu ama yanındaki takma dişler ve parmağındaki yüzük onun Belle olduğunu gösteriyordu.

Ray Lamphere kundakçılık şüphesi ile tutuklandı. Bunun en büyük sebebi Belle’in yangından bir gün önce avukatı ile buluşup vasiyetnamesini hazırlaması (Vasiyetinde bütün mal varlığını üç çocuğuna, onların hayatta olmaması halinde ise Norveç Yetimhanesi’ne bırakmıştır. İlginç olan ise avukat yetimhanenin tam ismini istediğinde bocalamış ve bunu daha sonra halledeceğini söylemiştir.) ve vasiyetini yazarken avukatına Ray Lamphere adlı bir adamın işten çıkarıldığı için onu tehdit ettiğini, bir gün evini ateşe vermesinden korktuğunu söylemesidir.

Ray bütün suçlamaları reddedince, polis, onun suçunu ispatlamak için sıkı bir çalışma başlatmış fakat adli tıptan gelen rapor bütün işlerin gidişatını değiştirmeye yetmiştir.

Yangından çıkarılan ceset Belle Gunness’e ait değildir!

La Porte’lular bu yeni gelişmeden sonra dedikodularına tekrar başlamıştı. “Sadece çiftlikte çalışarak nasıl lüks bir hayat yaşıyordu?”, “Onca işçi sessiz sedasız nereye kayboluyordu?” ve en önemlisi “Belle Gunness kimdi?”.

O Bir Canavardı!

Polis dikkatini tekrardan yanan eve çevirdi. Küllerin arasından çıkan erkek kıyafetleri ve boş cüzdanlar kafa karışıklığını arttırdı.

Polisin tüm çabasına rağmen, halkın dedikodularının verdiği etki ile gazeteciler birçok haber yayımladı. Yayımlanan haberler kurbanlardan biri olan Andrew’in kardeşi Asle’ye kadar ulaştı. La Porte’a gelen Asle, kardeşinin gazetede gördüğü bir ilanla Belle ile iletişime geçtiğini, evlenmek için bir miktar para ile Belle’in yanına geldiğini, fakat bir süre sonra kardeşinden haber alamadığını anlattı. Asle kardeşinden haber alamadığı için Belle mektup yazmış ve bu mektupları da yanında getirip polislere göstermişti. Belle, Asle’ye kardeşinin evlilikten vazgeçip eve geri döndüğünü, onunda kendisinden haber alamadığını fakat yanında bir miktar para ile gelirse onu birlikte arayabileceklerini söyleyen bir mektup yollamıştı…

Evin son uşağı kısa bir süre önce Belle’in isteği üzerine, bahçeye bir çukur kazıp kıyafetlerden oluşan bir çöp poşeti gömdüğünü anlatmıştı. Bu deliller ışığında çiftliğin bahçesinde kazılara başlandı. Çiftliğin tadilatında Belle çitleri fazla yüksek yaptırmış, hatta birde üzerine dikenli tel istemişti. Tadilatı yapan usta insanlara “Sanki domuzların uçup kaçmasından korkuyor.” diyerek dalga geçmişti. Kazıda önce kıyafet parçaları ve eski eşyaların bulunduğu bir çuval ile karşılaştılar. Biraz daha yapılan kazı sonucunda büyük ve kötü kokan bir muşambaya ulaştılar. Muşambadan birkaç ceset ve kesik baş çıktı. Asle üzüntü ve dehşet içinde kesik başlardan birinin kardeşi Andrew’e ait olduğunu teşhis etti.

Kazılar devam ettikçe 18 ceset daha bulundu. Cesetler haricinde bulunan birçok kemiğinde farklı 24 insana ait olduğu tespit edildi. Böylece kurban sayısı 42’ye çıkmış oluyordu. Yakınlarda bulunan balçıkların içinde başka cesetlerin olma ihtimalide bir hayli yüksekti…

Bulunan cesetlerden en şaşırtıcı olanı genç bir kıza aitti. Cesedi gören La Pote’lular bunun Belle’in evlatlık kızı Jennie’ye ait olduğunu anladı. Belle, herkese kızı Jennie’yi okutmak için başka bir şehre yolladığını söylemişti… Yeni dedikodular başlamıştı bile. Artık herkes Belle’in ikinci evliliğini yaptığı kocasının ölümünün bir ev kazası sonucunda olmadığını biliyordu. Kim bilir… Belki küçük Jennie’de babasının ölümünden şüphelenmiş ve Belle’de onu ortadan kaldırmak gerektiğine inanmıştı.

Belle’in geçmişini daha fazla inceleyen polisler Belle’in ilk kocası olan Mads’in ölümünde zehirlenmeden şüphelenildiğini ancak otopside bir sonuç çıkmayınca kayıtlara kalp krizi olarak geçtiğini öğrendiler. Bu evliliğinde evlat edindikleri üç çocuktan ikisi de kaptıkları bir virüs sebebi ile hayatını kaybetmişti. (Sağ kalan ise zavallı Jennie idi.) İkinci evliliğinde de Peter’ın oğlu –yani Belle’in üvey oğlu- aynı sebep ile ölmüştü. Kocalarının ölümünde sigortadan para alması polislerin gözünden kaçmadı. Daha sonraları iki evinin ve işlettikleri bir fırının yandığını –tabii ki sigortadan büyük miktar para almıştı- ortaya çıkardıklarında birçok şey açığa çıkmıştı.

Tüm bu gelişmelere rağmen tutuklanan Ray Lamphere, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Birkaç yıl sonra tüberkülozdan ölmeden önce çevresindekilere kimseyi öldürmediğini fakat Belle’e birkaç cesedi saklamak için yardım ettiğini itiraf etti.

Geride korkunç ve sır dolu bir hayat bırakan Belle’e, olaydan yıllar sonra gazeteye verdiği ilana cevap olarak mektuplar gelmeye devam etmiştir…

Belle Gunness tüm arama çalışmalarına rağmen hiçbir zaman bulunamadı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here