Hüznü, sevinci, sevdayı, acıyı, söylemek istenen ama susulan, kısacası içimizde olan biteni bizim için, bizimle birlikte söyler şarkılar. Bazı şarkılar vardır ki, kaynakları şiir olduğu için içimize bir ayrı işler, bir ayrı konuşur bizimle. Bizler de bu içeriğimizde kaynağı şiir olan şarkıları derledik.

1)Mor ve Ötesi – Anlatamıyorum

Sadece şiirin dizelerinden oluşmasa da, bu şarkı aslında Orhan Veli Kanık’ın ‘Anlatamıyorum’ şiiri üzerine kurulu. Mor ve Ötesi de şiiri oldukça güzel uyarlamış, insanın kalbine dokunuyor. Şiirin dizelerini de sizler için hemen aşağıya bırakıyoruz.
“Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.”

2)Nükhet Duru – Ben Sana Vurgunum

Nükhet Duru’nun naif sesi ile Sabahattin Ali’nin ‘Eskisi Gibi’ şiirinin kalbe dokunan muhteşem harmanı ile ortaya çıkan bu şarkı şahsi favorilerimden.
“Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum.
Başkalarına gülsem de,
Senden uzakta kalsam da,
Sevmediğini bilsem de
Ben gene sana vurgunum.
Dağları aşınca başım,
Geri kaldı her yoldaşım,
Geri sevgilim, gel kardaşım,
Ben gene sana vurgunum.
Gönlüm seninkine yardı,
Aynı şeyleri duyardı;
Ayaklarımız uyardı…
Ben gene sana vurgunum.”

3)Yaşar – Beni Koyup Gitme

Atilla İlhan’ın duygularını döktüğü ‘Ağustos Çıkmazı’ isimli şiirinin Yaşar’ın sesi ile buluşmasıyla ortaya çıkan şarkıyı dinlemenizi tavsiye ederiz. Şiir ise hemen aşağıda;
“beni koyup koyup gitme
ne olursun
durduğun yerde dur
kendini martılarla bir tutma
senin kanatların yok
düşersin yorulursun
beni koyup koyup gitme
ne olursun
bir deniz kıyısında otur
gemiler sensiz gitsin bırak
herkes gibi yaşasana sen
işine gücüne baksana
evlenirsin çocuğun olur
sonun kötüye varacak
beni koyup koyup gitme
ne olursun
elimi tutuyorlar ayağımı
yetişemiyorum ardından
hevesim olsa param olmuyor
param olsa hevesim
yaptıklarını affettim
seninle gelemeyeceğim Attila İlhan
beni koyup koyup gitme
ne olursun”

4)Haluk Levent – Bu Aşk Burada Biter

Ataol Behramoğlu’nun ‘Bu Aşk Burada Biter’ isimli şiirini bir de Haluk Levent’in sesinden dinlemeniz kesinlikle şart. Dizeler ise hemen aşağıda;
“Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir
Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider”

5)Zülfü Livaneli – Yiğidim Aslanım

Zülfü Livaneli’nin 10 Kasım’da Anıtkabir’deki performansı ile akıllara kazınan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun şiiri ‘Zindanı Taştan Oyarlar’ uyarlamasını dinlemenizi şiddetle öneririm.

6)Kaan Tangöze – Bekle Dedi Gitti

Özdemir Asaf’ın ‘Çizik’ şiirinden uyarlanan Kaan Tangöze’nin sesi ile özdeşleşen şarkı, şiiri tozlu sayfalardan çıkarıp 2000 doğumluların favorisi yaptı…
“Geleceğim, bekle dedi, gitti…
Ben beklemedim, o da gelmedi.
Ölüm gibi bir şey oldu…
Ama kimse ölmedi.”

7)Cem Karaca – Çınar Ağacı

Nazım Hikmet’in unutulmaz şiiri, Cem Karaca’nın muhteşem sesi ile birleşince ortaya bir şaheser çıkmasına şaşmamak lazım.
“Başım köpük köpük bulut,
içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,
Yüz bin elle dokunurum sana, Istanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, Istanbul’u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında”

8)Münir Nurettin Selçuk – Dönülmez Akşamın Ufkundayız

Yahya Kemal’in ‘Rindlerin Akşamı’ şiirinden uyarlanan taş plakta ayrı bir güzel olan ve fasıl sofralarının vazgeçilmezi bu şarkıyı da şiddetle öneririm.
“Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.”

9)Ahmet Kaya – Mahur

O mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız… Atilla İlhan’ın ‘Mahur Beste’ şiirinden uyarlanan aşıkların rakı sofralarının vazgeçilmezidir bu şarkı…
“Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız
Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı
Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara”

10)Şebnem Ferah – Çok Yorgunum

Cem Karaca’nın da seslendirdiği, lakin seçimimi Şebnem Ferah’tan yana kullandığım Nazım Hikmet’in ‘Mavi Liman’ şiirini bu içeriğin son şarkısı olarak buraya bırakıyorum.
“Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın…”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here