Bugünkü konumuzun mimarı eserlerindeki sert hatları ve ilginç renk kullanımlarıyla her zaman dikkatimizi çekmeyi başarmış, İspanyol ressam ve heykeltıraş; Picasso. Kübizmin en büyük temsilcilerinden biri olan Picasso, ömrüne binlerce eser sığdırmayı başarmıştır. Yalnız eserlerinden biri, bize sadece bir ressam ya da heykeltıraş değil aynı zamanda vicdani değerlere verilen zarara kayıtsız kalmayacak bir insan olduğunu göstermektedir.

İşte bu yüzden sizlerle hikayesini paylaşmak istediğim başyapıt: Guernica. Tablonun ismi İspanya’da yaşanan Guernica Bombardımanı’ndan gelmektedir. Peki bu ‘Guernica Bombardımanı’ nedir?

Guernica, İspanya’da bir kasabadır. Francisco Franco’nun başta olduğu dönemde kanlı bir iç savaş yaşanmıştır. Alman ve İtalyan hava kuvvetlerine yeni uçaklarını test etmeleri için izin veren Franco; büyük bir katliam başlatmış, kasaba üç gün boyunca ateşler içerisinde kalmıştır. 26 Nisan 1937’de gerçekleşen Guernica Bombardımanı’nda Bask Hükümeti’ne göre, 5.000 nüfusa sahip Guernica’da 1.654 kişinin öldüğü ve çok sayıda sivilin yaralandığı kayıtlara geçmiştir.

Bu dönemde İspanyol Hükümeti, 1937’de Paris’te gerçekleşecek ‘Dünya Fuarı’ için Picasso’dan bir tablo sipariş etmişti. Guernica’nın bombalanması haberinin kısa sürede Paris’e ulaşmasıyla olayı gazetelerden öğrenen Picasso, yapacağı tabloda neyi konu edineceğini bulmuştu. Çünkü Picasso’ya göre sanatçı, insani değerlerin böylesine yok edilmesine göz yumamazdı. Bu yüzden yapacağı bu tabloda memleketinde gözyaşları yerine dökülen kanları anlatacaktı, çocukların haykırışlarını, umudun ateşler içerisinde nasıl yanıp kül olduğunu resmedecekti. Anlayacağınız bir şekilde duyuracaktı çığlığını, ulaştıracaktı sesini kilometrelerce uzak o kasabaya, tek başına bırakmayacaktı yurdunun insanlarını.  

Mayıs ayında Rue de Grands Augustins’de kiraladığı atölyede çizimine başladı. Renkler ölmüştü, beyazın yerini siyahlar ve griler alıyordu. Çünkü geriye sadece keder ve savaşın vermiş olduğu bir cansızlık kalmıştı. 2 ay gibi bir sürede bitti Guernica. Yaklaşık 3,5 metre yüksekliğinde ve 7,8 metre genişliğine idi. Oldukça büyük bir tuval üzerine yağlı boya ile yapılmış bir resimdi. 

Tablo günümüzde, en politik ve savaş karşıtı resim olarak adlandırılmakta hatta bazı eleştirmenler tarafından 20. yüzyılın en önemli eseri olarak da ifade edilmektedir. Çünkü Guernica sadece bir iç savaş vahşetini değil, modern savaşı da anlatmaktadır. Her bir karede farklı olayın yansıtıldığı Guernica, geometrik ve izlenimci bir tablo olarak görülürken aynı zamanda kübizmin en önemli temsilcilerindendir. Franco Hükümeti resmin İspanya’ya girmesini yasaklasa da tablo birçok ülkede sergilenmiştir. Bunun yanı sıra Picasso’nun kullandığı semboller uluslararasıdır. Bu yüzden tüm savaşların dili oluyor bu tablo.

Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla yani bir nevi özgürlükle sonlanan siyah bir duvar vardır. Ortada sırtında mızrak olan at, insaniyetin kaba kuvvet karşısında pes edişini, boğanın yanında belli belirsiz gözüken güvercin barışı, atın yanına düşmüş sürücünün kırılmış kılıcı yenilgiyi sembolize etmektedir.

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutar; sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur. Atın sağ üst tarafında ise bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır, kadın elinde yanan bir gaz lambası taşır bunca insana bir parça da olsa umut olmaya çalışır sanki. Korku içindeki bir başka kadın yalpalayarak ortaya doğru ilerler. Kadın, parlıldayan ampule boş gözlerle bakar. Ve sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmış, kurtulmaya çalışır. 

Özetle, bu iç savaşın kurbanlarını resmetmiştir Picasso…

Katıldığı bir sergide Alman bir general Picasso’ya yaklaşır ve sorar;

-Bu tabloyu siz mi yaptınız?

Picasso;

-Hayır, siz yaptınız.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here