2013 yılında kaybettiğimiz üstat Turgut Özakman’ı anmak için 2011 yılında kendisi ile yaptığım bir söyleşiyi sizlerle paylaşmak istedim.

Beren TUNÇALP: Öncelikle hoş geldiniz. Nasılsınız ?

TURGUT ÖZAKMAN: Ben iyiyim, teşekkür ederim. Sizlerin de iyi olduğunu görüyorum. Ömür boyu da iyi olmanızı diliyorum. Bütün arkadaşlarınıza selamlarımı ve de sevgilerimi iletiyorum. Ayrıca geleceğin Türkiye’sini yönetecek insanlar olacakları için hepsine saygılarımı sunuyorum.

Beren TUNÇALP: Estağfurullah efendim, teşekkür ederiz. İsterseniz yavaştan başlayalım.

TURGUT ÖZAKMAN: Pekala.

Beren TUNÇALP: Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’na olan bu ilginiz nasıl başladı? Ailenizden mi kaynaklandı yoksa sizin özel ilgi alanınız mıydı ?

TURGUT ÖZAKMAN: Tarihe olan merakım çok küçükken başladı. Annem, babam ve de içinde bulunduğumuz ortam, yani bizim çağımız Kurtuluş Savaşı’nı yapanların içinde geçti, onların içinde büyüdük biz. Yani biraz merak duyduğunuz zaman her şeyi öğrenmeniz mümkündü.

Beren TUNÇALP: Atatürk’ün kendi elleri ile açtığı bu yoldan farklı bir yoldan yürüyen Türk gençlerini, o yola geri döndürmek için neler yapılabilir ?

TURGUT ÖZAKMAN: Zaman en büyük ilaç. Büyüdükçe, olgunlaştıkça doğruyu ve de yanlışı ayırmak kolaylaşır. Atatürk yolundan ayrılan gençlerimizin oranı da korkulacak kadar yüksek değil. Her zaman o kadar fire verilebilir. O nedenle endişeye gerek yok. Ayrıca bu tarz güzel ortamların varlığı da zaten gençleri koruyor.

Beren TUNÇALP: Türk kadınının, Türk milleti için önemi nedir ?

TURGUT ÖZAKMAN: Türk milleti kadar önemlidir. O olmasaydı biz Kurtuluş Savaşı dahil hiçbir savaşı zaferle bitiremezdik.

Beren TUNÇALP: Kurtuluş Savaşı’nın niteliği nedir?

TURGUT ÖZAKMAN: Niteliği inanılmazı gerçekleştirmektir. Dünyada herhalde Sakarya Meydan savaşını kazanmaktan daha zor hiçbir şey yoktur ama kazandık.

Beren TUNÇALP: ‘Şu Çılgın Türkler’ adlı kitabınız çok ilgi gördü. Bunun nedeni nedir? Doğru zamanlama mı yoksa başka bir şey mi?

TURGUT ÖZAKMAN: Doğru tarihe olan açlığımdır. Genel olarak çocuklarımıza tarihi çok özet olarak veriyoruz. Adsız bir devrim, adsız bir Kurtuluş Savaşı, adsız kahramanlar… Bazı insanların adlarının verilmesi şarttır. Bizimkiler isimsiz kahraman olarak kaldılar, tüm olanlar sadece bir iki kişinin etrafında dönüyor. Ancak tabii ki atalarının adlarını kitapta bulanlar çok seviniyor. Bu da kitabı yüceltiyor.

Beren TUNÇALP: Tarihin gençlere doğru öğretildiğine inanıyor musunuz?

TURGUT ÖZAKMAN: Bizim zamanımızda öğretiliyordu. Fakat giderek sulandırıldığını düşünüyorum. Ben sizlerin tarih kitaplarınızı da alıyorum. Şimdi bizim eğitimimiz artık milli değil. O bakımdan yakın tarihimizi de değiştirerek anlatıyoruz. Üstelik tüm okullar da böyle. Ayrıca bazı okullarda ters merdiven denen olumsuz propaganda da yapılıyor. O bakımdan çocuklarımızın doğru tarihi bilmesi de ulusal bakımdan önem taşıyor. Ben payıma düşen görevi yapmaya çalışıyorum.

Beren TUNÇALP: Peki size göre tarih gençlere nasıl öğretilmeli?

TURGUT ÖZAKMAN: Bizim zamanımızdaki müfredat düzeni hala devam ediyor, ve de çocuklara tarihi pek sevdiremiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hem bu programı, hem de bu düzeni değiştirmesi gerekiyor. Bu konu üzerinde ciddi durulması gerekiyor. Tarih insanla anlatılır. Yazıyla, hikayeyle tarih anlatılmaz. Anonim bir tarih olmaz. İsimsiz, etsiz kemiksiz insanlardan kahraman yaratmak mümkün değildir.

Beren TUNÇALP: Türkiye’nin geldiği bu durumu nasıl buluyorsunuz?

TURGUT ÖZAKMAN: Genel olarak Türkiye inişli-çıkışlı bir toplum. Süratle nüfusu artıyor. Atatürk dönemindeki bazı şeyler önemi kavranmadığı için bırakıldı. Bu bizim için bir talihsizlik oldu. Atatürkçülüğü biz çok geç tanımladık. Ama biz millet olarak Atatürk dönemindeki alt yapıyla, ruhla, anlayışla devam etmeye çalışıyoruz.

Beren TUNÇALP: Sizin çok hoşumuza giden bir sözünüzü bulduk ‘Tarihsiz bir gençlik yetiştiriyoruz sanki’ bunu biraz açar mısınız lütfen?

TURGUT ÖZAKMAN: İyi öğretmiyoruz tarihi çocuklara. Bilgi eksik olunca bilinç de eksik oluyor. Bilincin olmaması çok acı bir şey. Adana’da vali çocuklara Çanakkale Savaşı’nın nerede olduğunu sormuş. Çocuklar yanlış bir yer söylemiş, vali çok şaşmış. Ben de valiye şaştım. Yani çocuklarımıza bazı şeyleri iyi anlatmıyoruz. Biz çocuklarımıza hem gurur duyacakları şeyleri, hem de rahatsız olacakları şeyleri de anlatacağız ama doğruyu anlatacağız. Doğruyu anlatırsak bunun içinden çok bilinçli, atılgan ve yapıcı bir gençlik çıkacaktır.

Beren TUNÇALP: Son olarak gençlere bir öneriniz var mı?

TURGUT ÖZAKMAN: Tek kelime: Çalışın.

Beren TUNÇALP: Bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

TURGUT ÖZAKMAN: Ben teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here