Konu: Kendilerine RamboSmurfBigfootWolf ve Boom-Boom gibi isimler takan bir grup çocuk, Latin Amerika‘nın dağlık ortamında bir örgüt tarafından insanları öldürmek için eğitilir. Askeri eğitim egzersizleri yapan ve kendilerini her türlü koşula karşı hazırlayan çocuklar, yalnız kaldıkları zaman özlerine döner ve kendi yaşıtları gibi oynayıpeğlenmeye başlar. Ancak onların içlerindeki şiddete meyilli olan taraf, çocukların hayatının kararmasına neden olur.

Monos, bu dopdolu Kasım ayının en çok beklediğim filmlerinden biriydi. Ne yazık ki filmden beklediğimi alamadım. Size bu filmden bahsederken SPOILER‘lara yer vereceğim. Bu nedenle spoiler’a maruz kalmak isteyemen arkadaşların bu yazıdan uzak durmasını tavsiye ederim. Hazırsak başlayalım.

Film, başladığı ilk dakikadan gözüme batmaya başladı. Nedeni ise hiçbir karakteri doğru düzgün tanıtmadan veya ne olup bittiğini bize anlatmadan direkt konunun ortasında başlaması ve geri dönmemesi. Tabii ki bu filmin süresi ile de ilgili bir şey. 1 saat 40 dk gibi kısa bir sürede kaç karakter işleyebilirsin ki? Bu arada hiç karakterler işlenmemiş demiyorum. Mesela Rambo‘nun fırsat bulunca kaçması; aynı anda hem garibime, hem de hoşuma gitti. Çocukların, yaptıklarının yabanilik olduğunun farkında olmaları, şansları olsa burada olmayacaklarını öğrenmek bir derinlik kattı onlara.

Filmin müzikleri (müzikleri dediğime bakmayın 2-3 tane var) güzeldi, filmin atmosferine tam uyuyor ama aynı müziği beşinci kere oynatmak nedir arkadaş? Beynimizi mi yıkamaya çalışıyorsunuz? Bizi de mi yabani askerlere dönüştüreceksiniz? O kadar bütçeniz var, bombalar patlattınız hiç mi aklınıza gelmedi biraz daha film müziği yapmak?

Oyunculuklara gelirsek Moises Arias başta olmak üzere, performansı kötü olan birisini bulamadım ben. Özellikle Doktor kaybolduktan sonraki performansı bayağı iyiydi.

Doktor sağlam bir karakterdi ve sanırım aralarından en iyi işlenen karakterdi. Filmin başında çocuklara ‘ne yaptıklarını bilmeyen küçük çocuklar‘ olarak bakarken, sonlarda birini boğarak öldürmekten çekinmeyen bir vahşiye dönüşmesi ve kaçmaya çalışması çok şey anlatıyor.

Filmde anlam veremediğim şeylerden biri de gereksiz ve anlamsız cinsellikti. Tamam anlıyorum ormanın içinde yarı çıplak ergenlersiniz. Fakat bu kadar gösterilmesine ne gerek vardı? Hiçbir şey göstermemiş olsalardı bile ‘Hehe kesin sevişiyorlar‘ diyecekti herkes. 16 yaşında bir ergene cinsellikte ‘Yeter artık‘ dedirttiniz ya helal olsun.

Sinematografi inanılmazdı. Güney Amerika ormanlarının canlılığından ve Güney Amerika gökyüzünün renkliliğinden güzel yararlanılmış. Filmin en sevdiğim özelliğiydi göz zevkine hizmeti.

Ekip çocuklardan oluşuyor diye vahşetten kaçınmamaları da hoşuma gitti, bu konu ile alakalı şüphelerim vardı dürüst olmak gerekirse. Biri bile gözünü kırpmadan ölü ineğin derisini yüzdüler ya, benim orada ağzım açık kaldı.

Filmin kurgusu niye kötüydü anlamadım. Yönetmen, kesmeden uzun sahne çekmekten belli ki sakınmış ve ortaya göze batan bir kurgu çıkmış. Daha iyisini yapabilirlerdi bu konuda bana kalırsa.

Kolombiya Oscar adayı Monos, çok artısı olan bir film olmasına rağmen aynı derecede çok eksisi olan garip bir yapım. Bu kadar eksisi olacağını önceden düşünmediğimden hayal kırıklığına uğradım.

Puanım:6/10

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here